Amerika’daki okullar teknolojiyi derslerine nasıl entegre ediyor ? (1)

2 893

Yaklaşık altı haftadır Amerika’nın New York eyaletindeki özel ve devlet okullarında başta müfredat – teknoloji entegrasyonu olmakla birlikte sınıf içinde ve dışarısında öğrenci ve öğretmenlerin teknoloji kullanımlarını inceleyip ders gözlemlerinde bulunuyorum. Okul öncesinden lise sona kadar birçok sınıfı gözlemleme şansı buldum.

Egitimdeteknoloji.com sayfalarından önümüzdeki günlerde de izlenimlerimi paylaşmaya devam edeceğim.

Sınıfa girdiğimde ilk gözüme çarpan artık akıllı tahta kavramının birçok okuldan kalkmaya başlaması oldu. Bunda en önemli etken eğitimin öğretmen merkezli yapıdan öğrenci merkezli bir hale dönüşmesi. Bu dönüşüm bir anda olmamış tabi ki; zamanla öğrencilerin ellerindeki iPadler veya laptoplar birer akıllı tahtaya dönüşmüş. Türkiye’de de bir kısım okulda hali hazırda bu dönüşüme şahit olmaktayız.

Özellikle iPad ve Macbook programı olan okullarda Apple TV’ler (https://www.apple.com/education/ipad/in-the-classroom/) yoğun olarak öğrenci çalışmalarını yansıtmak için kullanılmakta. Bir kısım okulda da AirServer (http://www.airserver.com/) ya da Reflector (http://www.airsquirrels.com/reflector/in-action/) uygulamaları kullanılmakta.

Birçok sınıfta düşük maliyet ile LCD ekranları ya da projektörleri Apple TV’ye bağlayarak sınıf içinde paylaşımı çok efektif ve kolay hale getirmişler.

Diğer dikkatimi çeken önemli bir nokta da herhangibir “sınıf yönetim yazılımı”nın da kullanılmıyor olması. Türkiye’de birçok özel okul sınıf yönetim yazılımına çok önem verip, ciddi yatırımlar yapıyor ve birçoğu da yarı yolda başka bir program yada programlara geçmeye çalışıyor.

Kendi okulum dahil ziyaret ettiğim birçok okulda ve yaptığım konuşmalarda hep sınıf yönetiminde en önemli etkenin “öğretmen” olduğunu vurguluyorum. Eğer öğretmen teknoloji sınıflara gelmeden önce yaptığı şekilde dersini anlatmaya devam eder ise teknolojinin eğitime hiçbir katkısı olmayacağı gibi öğrencilerde de dikkat dağılımına neden olabilir.

Özellikle 1:1 programı uygulayan okullarda müfredatın da yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Öğretmenin rolü “anlatan” yerine öğrenciye “rehberlik eden, yol gösteren” olarak değişmelidir.

Eş zamanlı olarak öğrenciler için dijital vatandaşlık eğitimlerinin de derslerin içersine yedirilerek öğretmenler tarafından işlenmesi çok önemli.

Teknolojiyi derslerimizde nasıl etkili kullanabiliriz?

1) Öncelikle müfredatı gözden geçirmeli, okul ve zümre tarafından belirlenen standartlar dikkate alınmalıdır.

2) SAMR – TPACK modellerini inceleyerek hayata geçirilmeli. Böylece teknoloji sadece kağıt ve kalem ikilisinin yerini dolduran bir araç olmaktan uzaklaşacaktır.

3) Tersyüz sınıf modeli(flipped classroom) , Proje Tabanli Öğrenme tarzı modeller kullanılabilir.

4) Dijital vatandaşlık bileşenlerini mevcut derslerle birlikte öğrencilerle paylaşılmalıdır.

tpacl.jpg

Sınıf içerisinde öğretmenlere en çok yardımcı olan araçlar nelerdir?

1) Öğretim Yönetim Sistemi (LMS): iTunes U, Moodle, iTSLearning tarzı sistemler sayesinde öğrencilerle kaynakları paylaşıp, bu sistemlerin sağladıkları farklı özelliklerle ödev, test, forum vb araçları kullanabilirsiniz.

2) Uygulamalar: Konunuza uygun çoğu ücretsiz olan uygulamalar ile öğrencilerinizin yaratıcılıklarını ön plana çıkartabilirsiniz.

3) Google Uygulamaları: Özellikle sınıf içerisinde öğrencilerin birlikte çalışmalarını sağlamak için hızlı ve renkli bir ortam sunar. Aynı zamanda öğrenciler verilerini Google Drive yardımı ile yedeklemiş de olurlar. http://www.egitimdeteknoloji.com/google-drive-nedir-gunluk-islerimizde-bize-ne-saglayabilir/

Gelecek yazılarımda sınıf içi izlenimlerimi paylaşmaya devam edeceğim.

2 Yorum Yapıldı
  1. […] Amerika’daki okulların teknolojiyi derslerine nasıl entegre ettiğinin anlatıldığı bu yazıyı sizlere bu konuda biraz olsun ışık tutması açısından […]

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.