8.sınıf öğrencilerimi bugün endişeli ve üzgün görünce akıllarına takılan soruları bana sormalarını istedim. O kadar güzel sorular yönelttiler ki her biriyle ayrı ayrı gurur duydum. Bakın onlar ne sordu ben ne cevap verdim.

TEOG’un yerine ne geliyor? Yeni bir sınav olursa ne zaman olacak?

Milli Eğitim Bakanlığı şu an farklı senaryolar üzerinde çalışıyor. Ancak %5’lik dilimde kalan öğrenciler için bir sınav olacağını düşünüyorum. Merkezi olacak bu sınav büyük ihtimalle Haziran ayında yapılacak. Kasım ayında yapılacak TEOG iptal oldu ancak siz düzenli çalışmaya devam edin. Çalışmayı sakın son aylara bırakmayın. İstediğiniz okullar Haziran ayında yapılacak bir sınavla eleme yapabilir.

Bu merkezi sınavda hangi alanlardan sorumlu olacağız? Nereden çalışmaya başlayalım?

TEOG’da sorumlu olduğunuz derslere sıkı çalışabilirsiniz. Matematik, Fen, İnkılap Tarihi, Din ve Türkçe’ye çalışın. Almanca ve İngilizce de önemli olacaktır. Büyük ihtimalle bu seneki konulardan sorumlu olacaksınız. Önünüzde 9 aylık uzun bir maraton var. Bu maratonu koşmak için iradeli olmalısınız. Rehavete düşmeyin. Sistemli ve disiplinli çalışın. Okulda öğrendiklerinizi evde tekrar edin. Anlamadığınız soru veya konuları mutlaka öğretmenlerinize sorun.

Soru tipleri nasıl olacak?

Bir süredir biliyorsunuz ki açık uçlu sorular üzerinde çalışılıyor. Bu hazırlık da merkezi sınavda hem çoktan seçmeli hem de açık uçlu soruların gelebileceğini bize gösteriyor. Dolayısıyla nasıl soru gelirse gelsin sizin öğrenmeniz gerek. Eğer okulda öğrenirseniz her türlü soru tipine alışmanız kolay olacaktır. Pratik yapmak için daha zamanınız olacak. Şimdi bunu düşünmeyin. Sınıfta öğrendiklerinizi anlamaya çalışın. Anlamadıklarınızı tekrar edin. Öğretmenlerinize bol bol soru sorun.

Peki ya özel okullar? Her özel okul kendi sınavını mı yapacak? Birden fazla sınava mı gireceğiz? Ya sınavlar aynı güne gelirse?

Pek çok özel okul bir araya gelip ortak bir sınav yapma eğilimi içindeler. Milli Eğitim Bakanlığıyla iş birliği yaparak bu sınavı yapmak istiyorlar. Ancak bazı okullar da kendi sınavını yapmak isteyebilirler. Benim öngörüm bir merkezi sınav olması yönünde. %5’lik dilime giren tüm öğrencilerin bu sınavı almak isteyeceklerini ve böylece seçilmiş liselere ve özel okullara girebileceklerini düşünüyorum. Ayrı ayrı sınav yapılma kararı alınırsa elbette sizin hangi okullara gitmek istediğinize karar vermeniz ve öncelik sırası yapmanız uygun olur. TEOG sisteminde de bu şekilde hareket etmek durumunda kalıyordunuz. Bazı okulların kayıt zamanları zaten çakışıyordu. Önceden hedef koymak her zaman iyidir, sizi belirsizlikten kurtarır.

Almanca ve İngilizce eğitim veren okullar için dil sınavından sorumlu olacak mıyız?

Bazı okullar kabul ettikleri öğrencilerin eğitim yaptığı dili bilmesini tercih edebildiği gibi, bazıları da temel eğitimde dil eğitiminin yetersiz oluşundan dolayı öğrencilerin dili bilmesini dikkate almıyorlar. Bu durum tercih edeceğiniz özel okula göre değişebilir. Ya da merkezi sınavda TEOG’da da olduğu gibi okulda öğrenim gördüğünüz birinci dile ait sorular yer alabilir. Dolayısıyla sakın yabancı dil dersinizi boşlamayın. Unutmayın tüm çalışmalarınızın temel amacı lise alt yapınızın sağlam olması.

Adresimize yakın okula gitmek zorunda mıyız?

Bu elbette sizin ve ailenizin birlikte verdiği bir karar olacaktır. Eğer özel okullara ya da seçilmiş liselere gitme durumunuz olmazsa büyük ihtimalle adrese göre bir okula gideceğinizi düşünüyorum.

Ben 6. sınıftan bu yana kendimi bu sınava odakladım ve çalıştım. Bütün çalışmalarım boşuna mı gidecek? Bize bu belirsizliği yaşatmaya hakları var mı?

Elbette bu belirsizlik en çok sizi üzüyor. Ancak bu süreçte birlikte olduğumuzu unutmayın. Aklınıza takılan bir soru olduğunda bana mutlaka gelin. Rehber öğretmeninizle görüşün. Biz tüm gelişmelerden sizi haberdar ediyor olacağız. Belirsizlik sizin çalışma temponuzu yavaşlatmasın. Siz sıkı çalışın. Endişelerin sizi ele geçirmesine izin vermeyin. Şu anda sizinle beraber sınava girecek tüm arkadaşlarınız aynı durumda. Zamanını ve stresini iyi yönetip motivasyonunu kaybetmeyen öğrenciler hedeflerine ulaşacaktır.

Sosyal aktiviteler değerlendirmede etkili olur mu? TÜBİTAK, maker, lego, DI vb yarışmalara ve etkinliklere katılmak ek puan sağlayacak mı? Sosyal aktiviteler etkili olacaksa bize bunu önceden bildirmedikleri için adil olur mu?

Sosyal aktivitelerdeki başarılarınızın etkili olacağı ile ilgili haberler duyuyoruz. Bir performans sistemi üzerinde çalıştıkları da söyleniyor. Ancak bu henüz net bir senaryo değil. Sizin için geçerli olmayabilir ya da olabilir. Şu an bunun için yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Zaten okulda pek çok sosyal ve kültürel etkinliğe katılıyorsunuz. Hepinizin pek çok alanda farklı yeteneklere sahipsiniz. Biz bu yeteneklerinizin gelişmesini desteklemeye devam edeceğiz.

Özel okullar test usulü sınav yerine yetenek sınavı yapar mı?

Bu da bir seçenek elbette. Ancak biz de okulumuzda düşünme becerilerini ölçen bir sınav yapıyoruz biliyorsunuz. Bu sınav sizin analitik düşünme, yorumlama, çıkarım yapma becerilerinizi ölçüyor. Biz okulumuzda bu becerilerin gelişmesini destekleyen bir eğitim sistemi kurguladığımız için siz böyle bir sınavda zaten başarılı olursunuz.

Okul ortalamasıyla alırlarsa haksız not veren okullar nedeniyle bize haksızlık olmayacak mı?

Bu benim en büyük endişem. Okullardaki nitelik aynı düzeye getirilmedikçe bu ihtimalin zayıf olduğunu düşünüyorum. Ancak TEOG sisteminde olduğu gibi not ortalamasının bir ağırlığı olacaktır. Siz notlarınızı da çok çalışarak yüksek tutmaya çalışın. Biz adaleti değerlerimizde merkeze alan bir okuluz. Sizler de öyle yetiştiniz.

Asıl sistem seneye kurulacakmış. Bu sene bizim üstümüze deneme mi yapılacak?

Not: Bu soruya cevap verecek gücü kendimde bulamadım.

YAZIYI PAYLAŞ
Önceki İçerikTEOG’suz bir sistem mümkün mü?
Sonraki İçerikÇocukça Bir Felsefe Hikayesi: “Samanadam”
Eğitimde yenilikçi yaklaşımlar ve uygulamalar, öğretmenler için mesleki gelişim programları, öğretim programı geliştirme ve teknoloji entegrasyonu konularında 16 yıldan fazla süredir Robert Kolej, Enka Okulları, ODTÜ Geliştirme Vakfı Okullarında pek çok farklı pozisyonda çalışma fırsatı yakaladı. Şu an İELEV Özel 125. Yıl İlkokul ve Ortaokulunda okul müdürü olarak görev yapmaktadır. ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde lisans ve yüksek lisansını tamamladı. Doktorasını Bahçeşehir Üniversitesinde Eğitim Teknolojileri bölümünde yapmaktadır. Uzmanlık alanları arasında müfredata yenilikçi yöntemlerin, yaklaşımların ve teknolojilerinin entegrasyonu; öğretmenler ve öğrenciler için profesyonel gelişim ve liderlik programları bulunmaktadır. Öğretmenlerin 21. yüzyılda başarılı ve mutlu bir nesil yetiştirmeleri için dönüşümü nasıl başlatabileceklerini anlatan ve en son 5. baskısını yapan “Öğretmen 2.0” kitabını yazdı. KAGIDER (Kadın Girişimciler Derneği) ve Microsoft tarafından Mayıs 2016’da Türkiye’de yılın en başarılı kadın eğitimcilerinden biri seçildi. K12 düzeyinde Türkiye’nin tek “Adobe Eğitim Lideri”dir. 2013 yılında Google Apps for Education Certified Trainer, 2015 yılında Microsoft Innovator Expert, 2015 yılında Common Sense Certified Educator unvanlarını aldı. 40’tan fazla okulda 1:1 laptop programının uygulanması ve öğretmen profesyonel gelişim programının hayata geçirilmesi konusunda danışmanlık yaptı. Son iki yılda 100’den fazla, farklı öğretmen grubuna yenilikçi yöntem, yaklaşım ve teknolojilerin müfredata entegrasyonu konusunda eğitimler verdi.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER