Tarihi bir günde “dijital vatandaşlık” kavramını konuşmanın yerinde olduğunu düşünüyorum. He zaman önemi defalarca zikredilen ama konu ile ilgili aksiyona ne yazık ki geçil(e)meyen dijital vatandaş yetiştirme sorumluluğumuz 21. yüzyıl eğitim liderlerinin başlıca görevlerinden. (Liderlik eden grup ulusal ve uluslararası eğitimi ileri düzeye taşıma vizyonu olan devlet yöneticileri, okul yöneticileri, öğretmenler, destek personelini ve eğitime gönül veren diğerlerini kapsıyor.) 15 Mart Cumartesi günü Türkiye Özel Okullar Birliği Rehberlik Sempozyumu’nun da ana teması “dijital çağda nasıl rehberler olmalıyız?” dı. Hem katıldığım, hem de konuşmacı olduğum sunumlarda bıkmadan usanmadan vurguladığım nokta bunun sadece bir kişi, bölüm (örneğin rehberlik ya da bilişim teknolojileri öğretmenleri)  sorumluluğunda olmadığı, bu konunun tüm okul toplumu tarafından benimsenip, ele alınması ve ortak hareket edilmesi gerektiğiydi. Bugün, Twitter’in kapandığı gün, 21 Mart 2014 Cuma,  bunun sadece okul değil tüm ülke tarafından ele alınıp, üzerinde sosyal, psikolojik ve akademik çalışma yapılması gerektiğini savunuyorum. Yasaklayıcı ve cezalandırıcı yaklaşım yerine “preventive” dediğimiz önleyici yaklaşımın uzun vadede daha sağlıklı olduğunu sadece eğitim teknolojileri alanındaki uzmanlar değil, rehberlik ve danışmanlık alanındaki uzmanlar da savunacaktır.

Pek çok uluslararası standartlara baktığımızda teknolojinin Sosyal, Etik ve Yasal kullanımı üzerine pek çok madde görebilirsiniz. İster bu ISTE (International Society for Technology in Education)’nin standartları olsun, ister Partnership for 21st Century Skills’in olsun. Bu standartlara daha detaylı bakmak için bie.org’u ziyaret edebilir ve detaylı karşılaştırmayı inceleyebilirsiniz. Uluslararası eğitim camiasında en çok kabul gören ISTE öğrenci standartlarının dijital vatandaş yetiştirmeye yönelik maddesi:

Dijital Vatandaşlık: Öğrenciler teknolojiyle bağlantılı beşeri, kültürel ve toplumsal sorunları kavrarlar, yasal ve etik davranırlar. Öğrenciler:

  • bilginin ve teknolojinin güvenli, yasal şekilde ve sorumluluk içinde kullanılmasını savunurlar

  • işbirliğini, öğrenmeyi ve verimliliği destekleyen teknolojiyi kullanmaya olumlu bakarlar

  • yaşam boyu öğrenme ilkesini benimserler

  • dijital vatandaşlık için önderlik yaparlar

Peki bu konuda okullarımızda neler yapıyoruz? Öğrencilerimizi nasıl eğitiyoruz, onlara nasıl rol model oluyoruz? Okulumuzda 1:1 programına geçtiğimiz zaman bu konunun önemi daha da arttı. Bu bağlamda da çalışmalarımıza AUP (Acceptible Use Policy / Kabul edilebilir Kullanım Kuralları) ifadesini RUP (Responsible Use Policy / Bilinçli Kullanım Kuralları) olarak değiştirerek ve içeriğini güncelleyerek başladık. Bu çerçevede 5 ana başlık altında programımızı detaylandırdık:

Kendine saygı, kendinizi koruyun, başkalarına saygı, fikir haklarına saygı ve fikir haklarının korunması. Bu başlıklar altında dijital vatandaşlık programına giren öğrencilerimiz alınması zorunlu tutulan bir sınavdan geçiyorlar. Geçene kadar tekrar tekrar sınavı alıyorlar. Bu sınav onlar için dijital hayatta RC öğrencisi olarak bulunma ehliyeti bize göre. Fakat inanıyoruz ki bu eğitim bir seferlik olamaz, süregelen bir yapıda olmalı. Çünkü gelişen teknolojiler dijital vatandaşlığın sürekli ve yenilenen bir müfredatla karşımıza çıkmasına neden oluyor. Sıklıkla öğrencilerin düşünebilecekleri, tartışabilecekleri ve üretebilecekleri öğrenme fırsatları yaratmaya çalışıyoruz.

Okulumuzda etik tüzüğü (honor code) çerçevesinde her öğrenci şu cümlenin altına imza atıyor: “21. yüzyılda yaşamak ve eğitim almak için dijital vatandaşlık ilkelerine kesinlikle saygı göstermek gerektiğini anlıyorum.” Peki bizler bu ilkeleri biliyor muyuz? Ne kadar uyguluyoruz? Ne kadar öğretiyoruz? Ne kadar önemsiyoruz? Bu konunun önemine inanan eğitimciler için işte çok güzel bir kaynak Common Sense Media. Yakın zamanda “dijital vatandaşlık” üzerinde uzunca bir süredir çalıştığımız online eğitim modülünü de hayata geçireceğiz ve kullanıma açacağız.

21. yüzyılda teknoloji, beraberinde pedagoji ve içerik o kadar hızlı gelişiyor ve değişiyor ki. Bugün Twitter, Instagram, Facebook’dan sözediyoruz, yarın kim bilir hangi teknolojileri kullanacak çocuklarımız? Yarınlara onları hazırlamak için sadece dijital vatandaş değil “dünya vatandaşı” yetiştirmeliyiz. Anneyim, 13 senemi eğitime adadım ve gördüm ki bunun tek yolunun, ne şanslıyız ki eğitim camiasındayız, eğitimden geçtiğine daha çok inanıyorum.

YAZIYI PAYLAŞ
Önceki İçerikBu üçlüye dikkat: Teknoloji, Pedagoji ve İçerik
Sonraki İçerikEğitimde Teknoloji Platformu’ndan izlenimler ve Katılamayanlar İçin “Teknoloji Işığında Türkçe Dersi”

Eğitimde yenilikçi yaklaşımlar ve uygulamalar, öğretmenler için mesleki gelişim programları, öğretim programı geliştirme ve teknoloji entegrasyonu konularında 16 yıldan fazla süredir Robert Kolej, Enka Okulları, ODTÜ Geliştirme Vakfı Okullarında pek çok farklı pozisyonda çalışma fırsatı yakaladı. Şu an İELEV Özel 125. Yıl İlkokul ve Ortaokulunda okul müdürü olarak görev yapmaktadır. ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde lisans ve yüksek lisansını tamamladı. Doktorasını Bahçeşehir Üniversitesinde Eğitim Teknolojileri bölümünde yapmaktadır. Uzmanlık alanları arasında müfredata yenilikçi yöntemlerin, yaklaşımların ve teknolojilerinin entegrasyonu; öğretmenler ve öğrenciler için profesyonel gelişim ve liderlik programları bulunmaktadır. Öğretmenlerin 21. yüzyılda başarılı ve mutlu bir nesil yetiştirmeleri için dönüşümü nasıl başlatabileceklerini anlatan ve en son 5. baskısını yapan “Öğretmen 2.0” kitabını yazdı. KAGIDER (Kadın Girişimciler Derneği) ve Microsoft tarafından Mayıs 2016’da Türkiye’de yılın en başarılı kadın eğitimcilerinden biri seçildi. K12 düzeyinde Türkiye’nin tek “Adobe Eğitim Lideri”dir. 2013 yılında Google Apps for Education Certified Trainer, 2015 yılında Microsoft Innovator Expert, 2015 yılında Common Sense Certified Educator unvanlarını aldı. 40’tan fazla okulda 1:1 laptop programının uygulanması ve öğretmen profesyonel gelişim programının hayata geçirilmesi konusunda danışmanlık yaptı. Son iki yılda 100’den fazla, farklı öğretmen grubuna yenilikçi yöntem, yaklaşım ve teknolojilerin müfredata entegrasyonu konusunda eğitimler verdi.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER