22 Mart Cumartesi günü eğitim alanında ülkemiz için önemli bir adım atıldı. Henüz daha başlangıç ama birkaç yıl içinde yurt dışında düzenlenen konferanslar düzeyinde olabilecek, paylaştıkça çoğalacak bir konferans: Eğitimde Teknoloji Kullanımı Konferansı gerçekleştirildi.

200 sunum ve 1700’den fazla katılımcıya ev sahipliği yapan konferans, İTÜ Sütlüce Kampüsü’ndeydi. Her branşa ait çeşitli sunumlar gördüğümüz, kaçırdıklarımıza üzüldüğümüz, adeta o gün için kendimizi klonlamayı hayal ettiğimiz verimli bir gün geçirdik. Katıldığım tüm sunumlarda çok şey edindim, bildiklerimi de meslektaşlarımla seve seve paylaştım. Ve bir kez daha paylaşmak güzeldir‘e inandım.

Katıldığım sunumlarda dersimde kullanmayı düşündüğüm faydalı şeyler gördüm. Mesela bunlardan bir tanesi “Dijital Hikâye Anlatımı”yla ilgiliydi. Benzer çalışmaları ben de yapıyorum ancak daha farklı uygulamalarla zenginleştirebileceğimi gördüm. Bir diğer sunumda eğitimde teknoloji kullanan öğretmenlerin öğrenmeleri gerekenler vardı. LMS, Google uygulamaları, Sosyal medyayı eğitimde nasıl kullanabiliriz? iPad uygulamaları ve aynı zamanda web 2.0 tabanlı araçlarla neler yapabiliriz? Neleri, nasıl öğrenmeliyiz? gibi pek çok soruya yanıt veren bir sunumdu. Aynı zamanda anlatılan bu modüllerin Aydın Üniversitesi tarafından “Eğitim Teknolojileri Uzman Sertifika Programı” ile eğitiminin verileceği müjdesini de yine bu sunumda aldık.

Böyle ortamların en sevdiğim yanlarından biri de Türkiye’nin dört bir yanından eğitim adına bir şeyler yapabilmek için gelen meslektaşlarımızla tanışmak. Bizler bir araya gelip birbirimizi besledikçe bu tarz organizasyonlar daha anlamlı hâle geliyor bence. Bazen bir sunumu dinlerken durup etrafıma bakıyor ve düşünüyorum: Öğrencilerimiz ne kadar şanslı ki bu kadar öğretmen sadece ve sadece onlar için burada. Hatta kimi belki de kendi çocuğunu bırakarak öğrenmeye ve sonrasında öğretmeye gelmiş. Bunu düşünmek beni her zaman çok etkilemiş ve mutlu etmiştir.

Konferans sonrasında birçok öğretmen arkadaşım aynı saatte sunumu olduğu için katılamadığını ve sunumuma ulaşmak istediğini söyledi. Öncelikle bu durum beni çok mutlu etti, söylemeden geçmeyeyim. 🙂 Etp uygulaması üzerinden sunumlar paylaşılacak ancak öncesinde yazımda sunumumda bahsettiğim şeylerden bahsetmek istiyorum. Elbette ki tamamına tek bir yazıda yer veremeyeceğim ancak sonraki yazılarımla birlikte sunumun tamamına ve faydalı olabilecek çalışmalara yer vermeyi düşünüyorum.

Book Creator’la başlayalım. En sık kullandığımız ve sevdiğimiz uygulamalardan biri olan Book Creator’ı öğrencilerimle yaratıcı yazma çalışması yapmak için kullanıyoruz. Çoğu zaman sizler de benzer durumları yaşamışsınızdır. Öğrencilere kâğıt götürdüğümde, yaratıcı yazma yapacağımızı söylediğimde hep bir tepkiyle karşılaşıyordum. Yazma konusunda çok istekli davranmıyorlardı. Ancak onlara “Haydi, Book Creator’la kendi kitabımızı oluşturalım.” dediğimde bu tepkilerin olumlu yönde değiştiğini gördüm. O günden beri de yaratıcı yazma çalışmalarında bu ve benzeri uygulamaları kullanmaya çalışıyorum.
Biz, Book Creator uygulamasının ücretsiz olanını kullandık. Ücretsiz sürümde yalnız bir kitap oluşturabiliyorsunuz sürümü yükselttiğinizde uygulama size birden fazla formatta kitap seçeneği sunuyor. Ancak biz buna gerek görmedik. Ücretsiz uygulama üzerinden giderek var olan şartlarda çözüm önerileri bulmaya çalıştık. Bir diğer branştan arkadaşımın da uygulamayı kullanabilmesi için öğrencilerden aralarda ayraç ya da kapak sayfaları oluşturmalarını istedik. Böylelikle Türkçe derslerinde yaratıcı yazma çalışmalarını Book Creator üzerinden hazırlayan öğrencilerim Fen Bilgisi derslerinde etkinlik güncelerini yine aynı kitap üzerinden ayraçlar sayesinde hazırlayabildiler. Bulduğumuz çözüm önerisi sayesinde ücretli uygulamaya ihtiyaç duymadık.

Sunumumda yer verdiğim bir diğer uygulama da Popplet Lite’dı. Kolaylıkla kavram haritaları oluşturmaya yarayan, aynı zamanda internet sitesi üzerinden de kullanabildiğimiz bir uygulama. Ben poppleti öğrencilerimin dil bilgisi konularında tekrar yapabilmeleri için kullandım. Konuya ait kavram haritasını dersin başında vermedim, konu anlatımı bittiğinde onlardan ders tekrarı niteliğinde kavram haritası istedim. Sonraki konularda da öğrenciler kavram haritasını çıkarma isteğinde bulundular. Daha kolay ders tekrarı yaptıklarına dair dönüt aldım.

Medya okuryazarlığı derslerinin öğrencilerin düşünsel gelişiminde çok önemli bir yeri olduğuna inanan okulumuzda, bu derslerin içeriğinin geliştirilmesi için de teknolojiden yararlanıyoruz. Bu amaca yönelik tercih ettiğimiz uygulama ise “GazeteOku” uygulaması. Birçok benzer uygulama arasından seçmiş olmamızın nedeniyse ders esnasında ihtiyaç duyabileceğimiz her şeyin tek bir uygulamada sunulmuş olmasıdır. Gazete manşetleri, köşe yazıları, gündemden haberler tek bir uygulamayla öğrencilerimizin elinin altında mevcut hâle geliyor. Böylece gündemden bir haberi paylaşırken kolaylıkla o konuda yazılmış bir köşe yazısı varsa ona da değinebiliyoruz.

Son cümlelerimde bu konferans için emek harcamış, sunum yaparak değerli deneyimlerini paylaşmış ya da dinleyici olarak bugüne ortak olmuş tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyor, böyle organizasyonların tekrarlanmasını temenni ediyorum.

Paylaşmak güzeldir.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER