Twitter aracılığıyla, farklı şehir ve ülkelerden eğitimciler #egtkonus 3. haftasında öğretmenlerin mesleki gelişimini konuşmak için bir araya geldi. Her ne kadar üç temel sorumuz üzerinden konuştuysak da, katılımcılarımızın bilgi, istek ve deneyimleriyle akış renklendi ve dallandı.

#egtkonus başlamadan iki hafta önce, öğretmen kendini hangi alanda geliştirmeli? (http://www.egitimdeteknoloji.com/ogretmen-kendini-hangi-alanda-gelistirmeli)  sorusu üzerine yazdığım yazıda, mesleki gelişimin Türkiye’de en sık yapılan şekli olan hizmetiçi eğitimden bahsetmiştim. Diğer kullanılan ismiyle mesleki gelişimin programlarının, araştırmalarla desteklenmiş 21 etkili özelliğinin ortaya çıkarıldığını aktarmıştım. Bu özelliklerden bazıları katılımcılarımızın tweet’lerinde de ortaya çıktı. Örneğin alan ve pedagoji bilgisinin, öğretmenin mesleki gelişiminde bir ihtiyaç olduğu şu tweet’lerle konuşuldu:

Nihan Ağaçlı Doğan ‏  kesinlikle çok gerekli buluyorum. belki alan bilgisi+yeni öğretim yöntemleri daha da güzel olabilir 🙂 gelişmesi gereken en kritik alanlardan biri alan bilgisi. öğrencilerine, 20 yıl önceki notlarıyla öğretiyorsa sorun büyüktür

Serdar Karaman ‏ Öğretmenler en çok formasyon bilgisini yenilemeli, özellikle bireysel öğrenmeleri aktif tutacak gelişmeleri ve kişisel gelişim

Bilimsel araştırmaların sonuçları da aynı vurguyu yapıyor. Alan bilgisi gibi, içeriğe odaklı yöntem ve stratejilere yönelik yapılan mesleki gelişim programları etkili oluyor. Araştırmalar bunun matematik, fen, sosyal olmak üzere diğer alanlarda da geçerli olduğunu gösteriyor1. Aynı zamanda, öğrencilerin sınıf düzeyindeki konu alanlarına yönelik yapılan programlar öneriliyor. Buna ek olarak, bu programların öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik öğretme-öğrenme stratejilerine de vurgu yapması gerekiyor2. Tabii ki ülkemizde üzerine sıkça araştırmalar yapılan pedegojik alan bilgisi (PCK) de öğretmenin mesleki gelişimi için olmazsa olmazlardan.

İşbirliğini Teşvik Eden Mesleki Gelişim Programları Öğrenci Başarısını Arttırıyor

#egtkonus’ta öğretmenlerin işbirliği yaparak mesleki gelişim sağladığına ve bunun diğer yararlarına vurgu yapıldı. Aynı zamanda paylaşımın önemine dikkat çekildi:

Nurten Akkuş  Hizmetiçi eğitim sonu itibariyle yeni bir bilgi ürünü ortaya koyacak ve paylaşımlara fırsat verecek şekilde planlanmalıdır

Ozan DEMİRALP   Biz öğretmenlerin en büyuk zaaflarından 1i içimizden 1i eğitimci olarak kabul edememek.meslektaş öğrenmesi şart.ornek:zümreler

Metin Ferhatoglu ‏ eğitim alan öğretmen meslektaşlarını da eğitmeli – öğretmenler öğretmenleri eğitmeli, bilgi paylaşmalı

Burcu Aybat ‏ Sadece bir kurs ya da sertifika programina degil ogrenme topluluklarina katilmali ogretmen

Hakan Atas  biz meseleki paylasim zamanlari duzenliyoruz okulda

Kevser YILDIRIM  Bu sene öğretmenlerimiz bilimsel gelişmeleri takip için her derste fb, twitter ve mail grubu ile paylaşım uygulamasına başladı.

Etkili bir mesleki gelişimin sağlanmasının en önemli yollarından biri de süreçte öğretmenlerin işbirliği içinde çalışması. Araştırmalarda öğretmenlerin, öğrenme ekipleri ve toplulukları kurarak belirli bir amaç için birlikte çalışmaları mesleki gelişim programları için en sık önerilen yapı olarak yerini almış durumda1.

Bunların dışında, eğitimcilerimiz mesleki gelişimde kendi ihtiyaçlarına yönelik çalışmalara katılmak istiyorlar.

Bektaş Aykaç Hangi konuda eğitim verilmesi öğretmenlere sorulmalı

Muhammet R. Ertuğrul Her okuldan eğitim verecek gönüllü öğretmenler seçilmeli ve okullarının ihtiyaçlarına göre hizmetiçi eğitimler tasarlanmalı
Lara Özer ‏biz de anket yapıldı,hangi alanda talep olduğunu öğrenmek için ön yoklama diyelim 🙂

Öğretmenin kendi mesleki ihtiyacını en iyi bilen kişi olması gerekiyor. Bu nedenle hem tweet’lerde hem de araştırmalarda programlardan önce ihtiyaç analizin yapılması gerekliliği savunuluyor1.

Mesleki Gelişim ve Teknoloji Entegrasyonu İstekli Öğretmenler için Önemli bir Fırsat!

Son dönemdeki gelişmelerin etkisiyle, teknolojinin eğitim ve öğretime entegrasyonu hızlandı. Aynı şekilde, teknolojinin mesleki gelişim programlarında bir araç ve amaç olarak kullanıldığına şahit oluyoruz. #egtkonus’ta öğretmenlerimizin teknoloji kullanarak daha etkili programlar yapılabileceğine inançları oldukça fazla.

Serpil Tuti SARI ‏Hizmet ici egitimlerde, “Webinar” kulturu gelistirilmeli. dileyen es zamanli, dileyen asenkron olarak katilabilir.

Kenan Muştu ‏ İlk akla gelen zaman ve mekandan bağımsız olarak Online Öğrenme Ortamları var

Serdar Karaman ‏ ek olarak kesinlikle interaktif öğrenme e-öğrenme tabanını oluşturduğundan google classroom özel ilgi alanları olmalı

Uygulamaya Dayalı Mesleki Eğitim Programları Öğrenmeyi Kalıcı Hale Getiriyor

Tıpkı öğrencilere, henüz öğrendiği konuda pratik yaptırmanın gerekliliği gibi, öğretmenlerin mesleki gelişiminde de bilgilerini uygulama düzeyine çekmeleri önemli olarak görülüyor1.

faruk tekeli ‏ Slaytlarla amatörce verilen hizmet içi eğitim yerine sahada olan pratik bilgilerle seminer yapılmalı

Ferdi ‏ Bir seminer havasından kurtulunmalı. Eğitim, alınan eğitimi pratiğe dökme(ödev) ve geri bildirim olarak 3 aşama da yapılmalı

Tweet’lerin işaret ettiği gibi, etkili mesleki gelişim programlarında yeni stratejilerin ve becerilerin modellenmesi ve gösterip-yaptırılması öğretmene yarar sağlıyor. Aynı şekilde, öğretemene program dahilinde pratik yapması için zaman tanınması ve ardından ne öğrendiği hakkında yansıma yapması da etkili mesleki gelişim için bir şart.

Bu başlıkların dışında, öğretemin araştırma yapması, genel kültür bilgisini geliştirmesi ve sunu becerilerine odaklanması da #egtkonus’ta öne çıktı.  Sonuç olarak, bu yazı #egtkonus’ta sorularımıza verilen cevaplardan kısa bir derleme olsa da, asıl vermek istediği mesaj şu: Mesleki gelişime daha fazla önem verilmeli. Ülkemizde mesleki gelişimin önemini öğretmenlerin yanında, politika düzenleyicilerin de anlamasıyla, eminim öğretmenlik daha etkili bir hal alacak. Belki de Bekir Buluç’un şu tweet’i bu durumu özetliyor:

Bekir Buluç ‏ Dünya hizmetiçi eğitimden insan kaynaklarını geliştirme adı verilen bir uygulamaya geçerken biz aynı yerde takılıp kaldık

Hizmetiçi Eğitimin Tanımı ve İsmi Değişmeli!

Genel olarak bakıldığında, ülkemizde hizmetiçi eğitimin sarsılmaz bir yeri var. Her ne kadar İngilizce’den birebir çevrilmiş olsa da, şu ana kadar yeterince anlamını karşıladı. Bu anlam daha çok öğretmenlerin bir konferans salonuna toplanıp, bilgili kişiyi dinlemesi olarak bilinir. Bu mantıkta öğretmenden istenen şey şudur: “otur ve öğren.” Artık öğretmenin bir sünger gibi bilgiyi emmesi değil, öğretmenin artık, aynı 2005-2006 yılındaki öğretim programlarında yapıldığı gibi, yapılandırmacı anlayışın ilkeleriyle desteklenmesi gerekiyor. Yetişkin eğitimine de artık yeterince önem verilmelidir. Aynı zamanda yurtdışında üzerine kuramlar oluşturulan “öğretmen nasıl öğrenir?” sorusuna biz de kendi kültür ve geçmişimizle cevap bulmalıyız. Jenerasyonlar değişirken, öğretmenin ve onun öğrenme şeklinin değişeceği de hatırlanmalıdır. Bu noktada en iyi öneri yine tweet’lerden geliyor.

Eda  Bence adı “Hizmetiçi eğitim”den “Hizmetiçi paylaşım”a dönüşmeli. Öğrt.’lerin çoğunda malesef “eğitim” sözcüğüne ön yargı var.

Hizmet içi eğitimin anlayışının değişmesi için, belki öncelikle etiketinin değişmesi gerekebilir. Özellikle ABD’de artık “mesleki öğrenme ve mesleki gelişim” kavramları hizmet içi eğitimin yerini aldı4. “Otur ve öğren” mantalitesi de değişerek, öğretmenin mesleki gelişimi büyüyen bir alan oldu. Umut ediyoruz ki, ülkemizde de öğretmene verilen değer gün geçtikçe artacak ve öğretmenin öğretmenlik yaparken de gelişimi güncel ve yenilikçi yollarla sağlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER