Dijital çağda internetin yeri yadsınamaz. Onunla birlikte ansiklopedilerimiz Wikipedia, profesörlerimiz Google, oyunlarımız çevrimiçi, sosyalleşmemiz Facebook, WhatsApp, Twitter, vs oldu. Teknolojinin her gecen gün bize sunduğu yeniliklerin hızına ulaşabilmemiz mümkün değil. Hayatımızda onunla birlikte pek çok şey değişti. Her alanda işimizi kolaylaştırdığı da bir gerçek. Sayısız yararlarını sayabileceğimiz gibi, sayısız zararlarını da sayabiliriz.

Biz öğretmenlerin, öğrencilerimizin dijital ayak izlerini doğru bir şekilde bırakabilmeleri ve iyi birer dijital vatandaş olabilmeleri için yapabilecek çok şeyleri olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de bu yazıyı bu çerçevede yazmaya karar verdim.

Marc Prenski, akıllı teknolojilerle çevrelenmiş dünyaya doğan çocuklara “Dijital Yerliler”, 21. yüzyıl yetişkinlerini, yani bizleri de bu çağın göçmenleri olarak adlandırıyor. Bu çocuklar çoğu zaman büyüklerinin yardımı olmadan, ellerine ilk kez aldıkları bir telefonu, uzaktan kumandayı veya tablet bilgisayarı kullanabiliyorlar.

Çocuklarımız her ne kadar dijital yerliler olarak kabul edilseler de, hala bir grup göçmen tarafından eğitilmek zorundalar çünkü onlar bu akıllı aletleri çalıştırabiliyorlar ancak nasıl doğru kullanmaları gerektiğini bilmiyorlar.

Biz geçen yüzyılın çocukları, okul olmadığı günlerde evlerimizin dışına çıkıp arkadaşlarımızla oyunlar oynayabiliyorduk , ancak değişen hayat şartları bizim çocuklarımızı sokakta oynamaktan alıkoyuyor. Pek çok ebeveyn evde işini yaparken ya da kendisine ayak bağı olmasın diye (sokakları güvensiz bulduğu için) çocuklarının internette gezinmesine, oyunlar oynamasına ses çıkartmıyor, üstelik bunun ne derece tehlikeli olabileceğini bilmeden.

Çocuklarımız ilk kez yalnız başlarına sokağa çıkmadan, dış dünyaya adapte olmadan  önce, onların kendi başlarına güvende olacaklarından emin olmak isteriz, bu yüzden de bu aşamaya gelene kadar adım , adım onların yanında oluruz ve yıllarca onları dış dünyadaki tehlikeler konusunda uyarırız.

Peki çocukların, hele de ilk okul çağındaki çocukların internette yalnız başına dolaşması, oyun oynaması güvenli mi?

Benim gözlemlediğim ailelerin internetteki tehlikelerin çok da farkında olmadıkları ve biz eğitimcilerin onları bu konuda bilinçlendirmemiz gerektiği. Çünkü bu, sadece anne babaların değil aynı zaman da öğretmenlerin de sorumluluğudur.

Bunun için neler yapabiliriz?

Öncelikle ilkokul sınıf öğretmenlerine çok fazla iş düşüyor kanımca. Nasıl sokakta karşıdan karşıya geçmeyi öğretiyorlarsa, interneti doğru kullanmayı öğrencilerine anlatmalılar. Bunun için de her sınıf için çocukların anlayacağı düzeyde ders materyalleri (bu materyallerin dilimizde eksik olduğunu görmek üzücü) hazırlanmalı.

Bir başka önlem ise okulların veliyi bilinçlendirmeyi hedefleyerek hazırlayacağı sunum ve konferanslar olabilir. Biz bunu okulumuzda 2012-2013 öğretim yılında lise öğrencilerimizin bir sosyal sorumluluk projesi olarak başlattık ve hem veliyi hem de 6-12 yaş çocukları hedef alan öğrencilerin sunum yaptıkları bir konferans düzenledik. Bu çalışmayı yaparken de çocukların güvenlik konusunda hiçbir şey bilmediklerini, ailelerin de tehlikelerin farkında olmadıklarını gördük, üstelik bu sunumu yapanların bir kısmının da bazı gerçekleri anlamaları biraz zaman aldı.

Konferansımızın başlıklarını şöyle belirledik:

  •  Dijital göçmen ve Dijital yerli kime denir? Dijital yerliler teknolojiyi nasıl kullanır?
  • —  ‘Netiquette’ nedir? Internette nasıl hitap edilir?
  • —  Bilgisayar oyunlarının yararları ve zararları nelerdir? Ebeveynlerin görevleri neler olmalı?
  • —  Çocukları web’de bekleyen tehlikeler nelerdir?
  • —  ‘Siber Zorbalık’ nedir? Çocuklar nasıl korunabilirler?

Bu yıl bu konuda herhangi bir çalışma yapmadık ama gördük ki bu seminerlerin devamı şart.

Evet belki bu yaz tatilini iyi değerlendirip, gelecek yıl için hazırlıklara başlamalı. Ne dersiniz bu yaz 21. yüzyılın dijital yerlilerinin iyi birer dijital vatandaş olmalarına yardım edecek ders planları hazırlamanın tam vakti değil mi? Ilham için ise faydalanabileceğinizi düşündüğüm Pinterest’te toplamaya başladığım kaynaklara bir göz atabilirsiniz.

Eva Buyuksimkesyan
@evab2001

 

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER