1:1 laptop/tablet programına geçen ya da geçmeyi hedefleyen tüm okulların en büyük derdi dijital içerik geliştirme ve paylaşımı olmuştur. Bu endişeyi beklenir bulmama rağmen iki yıllık 1:1 tecrübesinin ve uzun yıllar araştırma ve okul ziyaretlerinin ardından çok da elzem bulmamaya başladım. Dijital içeriğin daha çok zaman içinde kollektif çalışmanın bir ürünü olması gerektiği görüşündeyim. Ayrıca uygulama ve dijital içerik geliştirmenin paralel olması programa hem esneklik hem de yaratıcılık getirecektir.

Bu endişenin kökenine indiğimizde 1:1 programı ile ilgili önemli bir yanılgının olduğunu farkedebilirsiniz. Bu da tüm derslerde hiç aralıksız öğretmen ve öğrencinin tablet/laptop kullanacakları ve tüm etkinliklerin bu araçlar aracılığı ile olacağı yanılgısı. Bu yanılgı öğretmenin üzerinde aşırı bir baskı yarattığı gibi, motivasyonu düşürüyor ve öğrenmeyi/öğrenciyi merkeze almayan teknoloji odaklı bir bakış açısını ortaya çıkarıyor. Öğretmenlerin dijital içeriklerini süreç içerisinde oluşturacakları fikrine alışmaları ve idarenin de bu konuda desteğini almaları gerekiyor. Okulun içerik oluşturma ile ilgili çeşitli teknolojileri kullanıma hazır hale getirmesi ve bu araçların kullanımına yönelik sürekli profesyonel gelişim fırsatları yaratması elzem. İşte bu araçlardan en önemlilerini LMS (Learning Management System) çatısı altında toplayabiliriz.

İlk bakışta LMS’i öğretmenlerin dijital içeriklerini derleyebildikleri, düzenleyebildikleri ve öğrencileri ile paylaşabildikleri bir platform olarak tanımlayabiliriz. Fakat öğretmen ve öğrencilere daha fazlasını sunuyor. Forum, wiki ve ödev gibi pek çok farklı modüller aracılığı ile özellikle öğrencilerin daha aktif kullanıcılara dönüşmesini sağlıyor. Moodle, Blackboard, Sakai, Haiku Learning, Canvas en çok sözü edilen LMS ler arasında sayılabilir. Öğretmenler öncelikle bu platformları dijital içeriklerini paylaşmak, öğrencilerini etkinliklere yönlendirebilecekleri merkezi bir sayfa oluşturmak için kullanıyorlar. Zamanla öğrencileri aktif kılan diğer modüller de kullanılmaya başlanıyor. 1:1 sürecine giren okulların gözden geçirmesini önereceğimiz LMS kullanımı öğrenci ve öğretmenlerin dijital etkileşimi benimsemelerini kolaylaştırıyor ve onlara aynı sınıf ortamı gibi güvenli bir alan oluşturuyor. Ayrıca öğretmenleri kendi özgün dijital içeriklerini yaratıcı bir biçimde oluşturmaları için cesaretlendiriyor.

LMSlerin en önemli özelliklerinden biri de diğer platformlar ve web 2.0 teknolojileri ile entegreli çalışabiliyor olması. Örneğin Moodle’in LDAP ile entegrasyonu ya da çeşitli pluginler aracılığı ile Turnitin gibi araçlarla bağlanması öğretmen ve öğrencilerin hayatını kolaylaştırıyor.

Okulumuzda Moodle 8 senedir ve Haiku Learning the 2 senedir kullanıma açık. İki farklı LMS öğretmenlerin, çoğunlukla da zümrelerin tercihine göre kullanılıyor. Öğrencilerimiz içerikleri online edinmek, etkinliklere katılabilmek ve platforma zaman ve mekandan bağımsız ulaşabilmek konusunda oldukça memnunlar. İkinci bir LMSin hayatımıza girmesiyle birlikte öğrenci ve öğretmenlerimiz başlangıçta bir karmaşa içine girdiler fakat zaman içerisinde pek çok platform üzerinde çalışma fırsatı herkes için bir hayat becerisine dönüştü. Blended learning modelini benimseyen okulumuzda LMS kullanımı oldukça yoğun. Tecrübemizden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz ki dijital platformda yapılan etkinliklerin sınıfa taşınması, sınıf içinde yapılan etkinliklerin dijital platforma taşınması, LMSlerin daha verimli kullanılmasına olanak sağlıyor. Böylece öğrenci ve öğretmen LMS ortamının bir eklenti değil sınıf ortamının bir parçası olduğunu hissediyor.

Facebook gibi sosyal medya platformlarının eğitimde kullanımı tartışılırken, ister bu konuya sıcak bakın ister bakmayın, aklımıza şu soruyu getirmeden edemiyoruz. Neden öğretmenler Facebook kullanmak istiyorlar? İlk gelen cevap “Zaten tüm öğrenciler orada!” oluyor hiç şüphesiz. Bana göre ise cevap farklı. Webde o kadar güzel araçlar var ki, ne öğretmen ne de öğrenciler sıkıcı, tek düze, lineer ve öğretmen merkezli LMSlerde vakit geçirmek istemiyor. Bu yüzden son dönem Facebook’un adeta bir kopyası olan Edmodo bir LMS olarak çok fazla kullanılmaya başlandı. Bazı öğretmenler ise bu yapıyı fazlasıyla karmaşık buluyor. Kendi içeriklerini oluşturabildikleri, etkinliklerini düzenleyebildikleri, kontrolü kendilerinde olan sayfalara bağlı kalmak istiyorlar. Proje tabanlı öğrenmeden bahsettiğimiz, öğrencilerin kendi öğrenmelerini yönetmelerini hedeflediğimiz şu günlerde bu öğretmen/öğretme merkezli LMSlerin yerini pek yakında öğrenc-merkezli, sosyal etkileşimi destekleyen ve içinde kolay gezinebildiğiniz yeni nesil LMSlere bırakacağından hiç şüphem yok.

YAZIYI PAYLAŞ
Önceki İçerikBaşarılı bir BYOD programı
Sonraki İçerikEğitimde Teknoloji yazarı olmak ister misiniz ?
Eğitimde yenilikçi yaklaşımlar ve uygulamalar, öğretmenler için mesleki gelişim programları, öğretim programı geliştirme ve teknoloji entegrasyonu konularında 16 yıldan fazla süredir Robert Kolej, Enka Okulları, ODTÜ Geliştirme Vakfı Okullarında pek çok farklı pozisyonda çalışma fırsatı yakaladı. Şu an İELEV Özel 125. Yıl İlkokul ve Ortaokulunda okul müdürü olarak görev yapmaktadır. ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde lisans ve yüksek lisansını tamamladı. Doktorasını Bahçeşehir Üniversitesinde Eğitim Teknolojileri bölümünde yapmaktadır. Uzmanlık alanları arasında müfredata yenilikçi yöntemlerin, yaklaşımların ve teknolojilerinin entegrasyonu; öğretmenler ve öğrenciler için profesyonel gelişim ve liderlik programları bulunmaktadır. Öğretmenlerin 21. yüzyılda başarılı ve mutlu bir nesil yetiştirmeleri için dönüşümü nasıl başlatabileceklerini anlatan ve en son 5. baskısını yapan “Öğretmen 2.0” kitabını yazdı. KAGIDER (Kadın Girişimciler Derneği) ve Microsoft tarafından Mayıs 2016’da Türkiye’de yılın en başarılı kadın eğitimcilerinden biri seçildi. K12 düzeyinde Türkiye’nin tek “Adobe Eğitim Lideri”dir. 2013 yılında Google Apps for Education Certified Trainer, 2015 yılında Microsoft Innovator Expert, 2015 yılında Common Sense Certified Educator unvanlarını aldı. 40’tan fazla okulda 1:1 laptop programının uygulanması ve öğretmen profesyonel gelişim programının hayata geçirilmesi konusunda danışmanlık yaptı. Son iki yılda 100’den fazla, farklı öğretmen grubuna yenilikçi yöntem, yaklaşım ve teknolojilerin müfredata entegrasyonu konusunda eğitimler verdi.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER