Yaz dönemi öncesi, sırası ve sonrasında, öğretmenlere yönelik seminerler, hizmet içi eğitimler ya da mesleki gelişim programları hazırlanır. Öğretmen olarak bazısına katılmanız zorunludur. Bazısına para ödeyerek katılırsınız. Bazısının havalı isminden ya da eğitimcinin karizmasından etkilenirsiniz. Peki katıldığınız eğitimler gerçekten etkili mi? Etkiliyse neye etkili?

Kuramsal modeller, mesleki gelişim programlarının etkili olduğunu, öğretmene kattığıyla ölçer. Öğretmenin bilgisindeki, tutumundaki, becerisindeki değişim en yakındaki çıktılardır. Daha sonra öğretmenin ders içinde kullandığı yöntem ve tekniklerdeki (ders içi uygulamaları) değişim gelir. Mesleki gelişim programı, öğretmenin bunları geliştirmesine katkı yapmışsa, etkilidir. En son olarak, mesleki gelişim programının öğrenci başarısına etkisi var mı yok mu diye test edilir. Bu uzak bir çıktı olmasına rağmen, en temel ve en önemli olanıdır.

Bu çıktılardan birinde ya da birkaçında değişime yol açan mesleki gelişim eğitimleri, etkili mesleki gelişim eğitimleridir. Farklı yollar farklı şekilde incelenebilse de, genelde etkili eğitimlerin izlediği süreç aşağıdaki gibidir:

Seminer dönemleri, mesleki gelişim için fırsatlardır. Peki büyük bir salonda iki saat oturarak, yarı eğlenceli eğitmeni ve yarı bilgilendirici sunumu dinlemek mesleki gelişim midir? Evet mesleki gelişimdir. Peki etkili mesleki gelişim midir? Hayır! Araştırmalar sonucunda, mesleki gelişim eğitimlerinin beş özelliği olduğu ortaya çıkarılmıştır1. İşte o beş özellik:

1. Eğitimin alan bilgisine odaklanması: Literatürde, alan bilgisi denince dört farklı kategori ortaya çıktığını görebilirsiniz. 1) Alan/Disiplin bilgisi: Matematik için denklemler veya fonksiyonlar. Fen bilimleri için solunum, gaz basıncı, ve hareket konuları ya da teknoloji için teknolojik araçlar bilgisi bu bilgiye örnek olarak verilebilir. Ayrıca, KPSS’de ölçülen alan bilgisi, bu kategoriye aittir. 2) Pedagojik bilgi: Genel olarak öğretmenlik mesleğini yapmak için gerekli olan temel bilgiler bütünü olarak tanımlanır. Sınıf yönetimi, genel öğretme ve öğrenme yöntemleri örnekleri verilebilir. Bu kategorinin konularla ya da derslerle alakalı olması gerekmez. 3) Pedagojik alan bilgisi: Matematiği öğretmek için gerekli olan özel öğretim yöntemleri bilgisi bu bilgiyi tanımlar. Örneğin, problem çözme ya da fen bilimleri için araştırma yoluyla öğrenme bu kategoridedir. 4) Öğrencilerin nasıl öğrendiği bilgisi: Bu hem kuramsal hem pratik bilgileri kapsar. Öğrenciniz görsellerle mi iyi öğrenir yoksa dinleyerek mi? Öğrenci kavram yanılgısıyla karşılaştığında neler yapılır? Bu ve benzeri sorulara cevap verebilecek bilgiler bütünü.

2. Aktif ve iş birlikli öğrenme: Pasif olarak bir eğitmeni dinlemek aktif öğrenmeyi kapsamaz. Aktif öğrenmede, öğretmen olarak hem zihinsel hem de fiziksel olarak aktif olmanız gerekir. Örneğin, meslektaşınızla bir konu hakkında tartışmanız, deneyimli bir öğretmeni ders işlerken gözlemlemeniz, öğrencilerin çalışmalarını inceleyerek, ders içeriklerinizi güncellemeniz.

3. Uyum/Uyumluluk: Katıldığınız eğitim size ve okulunuza uygun olmalı. Sosyal bilgiler öğretmeniyseniz, maker hareketiyle ilgili bir eğitime katılmanız bu özellikle uyuşmaz. Bilgi, ilgi ve inançlarınızla uyumlu eğitimlere katılmak uyumun temel ilkesidir. Aynı zamanda, okulun politikaları ve misyonuna uygun eğitimlere katılmanız da uyumlulukla ilgilidir. Örneğin, okulunuz tabletle eğitime başlamışsa, sizin tabletle eğitim hakkında bir programa katılmanız uyumluluğu gösterir.

4. Süre: Mesleki gelişimin etkili olabilmesi için, yeterli süreye sahip olması gerekir. Bu süre sadece belirli bir saati (maruz kalma süresi) kapsamaz. Aynı zamanda, mesleki gelişim eğitiminin yayıldığı zaman periyodunu da içerir. Katılacağınız eğitim, toplamda altı saat süren bir günlük bir eğitim mi? Yoksa altı farklı güne yayılmış birer saatlik eğitimlerden mi oluşuyor? Araştırmalar sürenin farklı koşullar için değişebileceğini vurgulasa da, genel olarak bir okul dönemine yayılmış toplamda 20 saat ve üzeri eğitimlerin etkili olduğu vurgulanmıştır. Bunun olmadığı durumlarda, dönem içinde takibin yapıldığı (follow-up) yoğunlaştırılmış yaz kamplarının da etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır.

5. Beraber katılım/Öğrenme topluluğu: Diğer bir özellik, eğitimlere kimlerle katıldığınızla ilgilidir. Aynı okul, aynı seviye ya da aynı bölümden öğretmenlerin bir arada olduğu eğitimlerin daha etkili olduğu belirtilmiştir. Burada yatan en önemli fikir, öğretmenlerin belirli amaç doğrultusunda bir araya gelerek öğrenme toplulukları oluşturmalarıdır.

Son 20 senedir bu özellikler üzerine araştırmalar yapılıp, hangisinin en önemli olduğu incelenmiştir. Bu beş özellik bir bütün olsa da, bazıları ön plana çıkıyor. Bir tahmininiz var mı? Süre mi? Hayır… Sürenin fazla olmasının, kazanacağınız bilgilerle ya da sınıftaki uygulamalarınızla doğrudan bir ilgisi bulunmuyor. Fakat sürenin dolaylı yoldan etkisi bulunuyor. Eğitimin süresi arttıkça alan bilgisine maruz kalma zamanınız artar. Aynı şekilde, öğrenme topluluğu içinde geçirdiğiniz bir saat fazla deneyim size katma değer olarak döner.

Evet, eğitimlerin alan bilgisine odaklanması en etkili özelliktir. Alan bilgisinin dört kategorisinden, alan/disiplin bilgisi ve öğrencilerin nasıl öğrendiği bilgisi en etkili özellikler olarak ortaya çıkarılmıştır. Yani hem denklemlerin temelini öğreneceksiniz hem de öğrencilerin denklemlerle ilgili kavram yanılgılarını ve bunların çözümlerini öğreneceksiniz. İşte o zaman öğrenci başarısını arttırabilirsiniz! Daha sonra beraber katılım/öğrenme topluluğu etkili özellik olarak sıralanır. Son yapılan araştırmalar geri bildirimin (dönütün) ve yansıma yapmanın da etkili mesleki gelişim programlarının özelliklerinden sayılabileceğini göstermektedir.

Tabii ki mesleki gelişim eğitimlerinde “beşi bir yerde” bulmak zor! Son yaptığım araştırmada, bu özelliklerden ne kadar fazlası bir programda varsa, o programın ders içindeki uygulamalarınızı daha çok etkilediğini buldum. Yani türev ve integrali, aktif yaşantılarla kendi okulunuzdaki meslektaşlarınızla öğrenmeniz, türev ve integral hakkında ders almanızdan daha fazla katkı sağlar.

Mesleki gelişimin bu beş özelliği öğretmenlere ne anlatıyor?

Çalıştığınız kurum, bir takım eğitimler planlıyor ya da hizmet satın alıyor. Siz öğrencilerinize daha yararlı olmak için eğitimlere katılıyor, hem zaman hem para hem emek yatırımları yapıyorsunuz. Bu yazının yazılma amacı da, bu yatırımlara yön göstermek. İşte bir eğitime kayıt yaptırmadan önce düşünmeniz gereken birkaç soru:

  1. Eğitimde alanınızla ilgili konuların birkaçına değiniliyor mu? STEM eğitimine katıldığınızda, STEM’in doğası ve S, T, E, ve M’nin her birinin disiplin bilgisine sahip olacak mısınız?
  2. Katılacağınız eğitim, dönem içinde devam etmeyen sadece 1 günlük bir etkinliği mi içeriyor? Bu eğitime sadece mesleki ağınızı geliştirmek ve sosyal medyada fotoğraf paylaşımı yapmak için katılabilirsiniz.
  3. Eğitimde ders planı tasarlıyor musunuz? Tasarladığınız planı daha sonra sınıfınızda uygulayacak ve eğitmenlerden dönüt alacak mısınız? Eğer evetse, en yakın öğretmen arkadaşlarınızı ikna edin ve onları da bu eğitime götürün.
  4. Eğitim 200 TL mi? Yeni bir konuda farkındalık kazanmak isterseniz katılmak mantıklı olabilir. Ya da kendinize daha önce okumadığınız klasiklerden bir kitap alın ve birkaç tane de arkadaşlarınıza hediye edin.
  5. Eğitimi Twitter’da veya TV’de şov yapan biri mi veriyor? Buna göre tercih yapmayın. Eğitimin içeriğini okuyun. Daha önce katılan öğretmenler varsa, konuşun ve beş özelliğin olup olmadığını araştırın. Şov izlemeye ihtiyacınız varsa, arayacağınız alan eğitim değil.
  6. Eğitimin tanıtım sitesindeki fotoğraflarda katılımcılar çok eğleniyor. Katılmalı mıyım? Sadece eğlenmek istiyorsanız, bir spor ya da sosyal etkinliğe de katılabilirsiniz.
  7. Üniversite hocası eğitim veriyor ve kaliteli olduğuna mı inandınız? Organizatöre bu çalışmanın bilimsel değerini ve etkinlikten sonra, üzerine bir bilimsel araştırma yapılıp yapılmayacağını sorun. Beş özelliği arayın, bu konuda hocanın fikrini alın. Birinden bile bahsetmiyorsa, başka hocaların eğitimlerine baktıktan sonra karar vereceğinizi söyleyin.

Sonuç olarak, öğretmenler için düzenlenen her etkinlik, mesleki gelişim sağlayabilir. Ama her mesleki gelişim eğitimi, bilginizi arttırmaz, becerinizi geliştirmez ve sınıfınıza etki etmeyebilir. Öğrendiklerinizi derslerinizde uygulayabilecek kadar bilgi ve beceri kazanacağınız eğitimlere katılmanız, yatırımınızı doğru yere yapmanızı sağlar.

Not: Bu yazının amacı, öğretmenleri belirli bir eğitime yönlendirmek ya da bir eğitimden soğutmak değildir. Son zamanlarda, üniversite hocaları, eğitmenler, danışmanlar, halkla ilişkiler uzmanları, ilahiyatçılar, psikologlar, istatistikçiler, kimyacılar, müdürler ve MEB uzmanları tarafından birçok eğitim düzenlenmekte ve bunlardan bazılarının “çok etkili” olduğu, Amerika’da planlandığı ve Türkiye’de 1234’ten fazla öğretmenin katıldığı iddia edilmektedir. Bu eğitimlerin fazlalığı ve verilen eğitimlerin olası düşük kalitesi, mesleki gelişimin zaten az olan değerini daha da azaltabileceği korkusunu biz eğitimcilere yaşatmaktadır. Kaliteli ve etkili mesleki gelişim programları, ülkedeki her öğretmenin hakkıdır. Bu işin etkilisi ve kalitelisi nasıl olur? Bunu öğrenmek ve öğretmek hepimizin birinci sorumluluğudur.

Kaynakça

1. Desimone, L. (2009). Improving impact studies of teachers’ professional development: Toward better conceptualizations and measures. Educational Researcher, 38(1): 181-199.

1 YORUM

  1. […] Yaz dönemi öncesi, sırası ve sonrasında, öğretmenlere yönelik seminerler, hizmet içi eğitimler ya da mesleki gelişim programları hazırlanır. Öğretmen olarak bazısına katılmanız zorunludur. Bazısına para ödeyerek katılırsınız. Bazısının havalı isminden ya da eğitimcinin karizmasından etkilenirsiniz. Peki katıldığınız eğitimler gerçekten etkili mi? Etkiliyse neye etkili? Kuramsal modeller, mesleki gelişim programlarının etkili olduğunu, öğretmene kattığıyla ölçer. Öğretmenin Kaynak: http://www.egitimdeteknoloji.com/ogretmen-mesleki-gelisim-egitimleri-seminer-donemi-egitimleri/ […]

CEVAP VER