1. yy öğretmeni ve öğrencisi profiline baktığımız zaman, öğretmenin organize edici / kolaylaştırıcı, öğrencinin ise keşfeden ve sorgulayan olduğunu görüyoruz.

Fakat yapılan araştırmalar bunun çok farklı olduğunu gösteriyor.

Michele Filippone’nin bir ilkokulda yaptığı araştırmada, öğretmenlerin her yarım saatte 45 ile 150 arasında soru sordukları gözleniyor.[1] Yine Amerika’da yapılan bir çalışmada öğretmenlerin okuldaki günlerinin %80’ini soru sorarak geçirdiği görülüyor.[2]

Bu oranlar göz önüne alındığında öğrencilerin soru sormaya, eleştirel düşünmeye ve sorgulamaya pek vakitlerinin kalmadığı aşikar.

Peki bu kadar soru soran öğretmen topluluğunun sorularının nitelikleri nasıl diye baktığımızda yine sıkıntılı bir tablo görüyoruz.

Yine aynı araştırmada, çeşitli dersler ve konularda sorulan sorular incelendiğinde bu soruların öğrencileri çok az düşünmeye iten, yaratıcı düşünmeye sevk etmeyen, bilgi düzeyinde kaldığı anlaşılıyor. ”Bir öyküdeki ana karakter kimdir?”, “Amerikan devrim tarihi kaçtır?” ve içinde “evet” ve “hayır” cevapları içeren sorular bu araştırmada rastlanılan soru düzeyleridir. Sonuç olarak öğrenciler düşünme etkinliğine girmediği için öğrenmenin de gerçekleşmediği görülüyor.

Öğretmenler Neden Soru Sorarlar?

Araştırmalara göre soru sorularak yapılan öğretim verimi artırıyor. Tabii nitelikli ve yerinde sorulan soruların…

Peki öğretmenler neden soru sorar?

  • Öğrencinin derse katılması için,
  • Öğrenci konuyu öğrenmiş mi diye,
  • Öğrenci kendini ifade etme becerisi kazansın diye vs.

Ama öğretmen iyi soru soran olmadığı sürece, öğrencilerden de nitelikli soru sormayı bırakın, doğru cevap vermeyi beklememelidir.

Peki, iyi bir soru nasıl olmalı?

  • Yeni bir soruyu doğurmalı,
  • Düşünmeye yönlendirmeli,
  • Yeni bir pratiğe kaynak olmalı,
  • Öğrenciyi heyecanlandırmalı,
  • Tek bir doğru cevabı olmamalı,
  • Rekabet içinde değil, durup düşünme odaklı olmalı,
  • “ya…ise” gibi varsayım (what if) kaynaklı olmalı,
  • En önemlisi öğrencinin de soru sormasını tetiklemeli.
  • Örneğin saat sorusu sorup saat kaç olur yerine, zaman nasıl geçer, zamanı neden ölçeriz diye sormalıyız!

Unutmayalım en iyi düşünürler, en iyi soruları soranlardan çıkmıştır.

[1] Fillipone, M. (1998). Questioning at the elementary level.

[2] Brualdi, A. C. (2001). Classroom questions.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER