21.yy. Gerekliliklerine Sahip Öğrenci Yetiştirmek İsterken, Öğretmenlerimiz 21.yy. Gerekliliklerine Sahip mi Dersiniz ?

Yeni eğitim programlarının ve değişmekte olan sınav sistemlerinin tartışıldığı şu günlerde sadece bu değişkenlerin tartışılması  yeterli mi ? yoksa öğretmenlerin niteliği de bu tartışmaya dahil edilmeli mi ? Her ne kadar eğitimin en göze çarpan ayakları programlar ve sınavlar olsa da öğretmenlerin kalitesi gözardı edilemez bir değişkendir.Peki 21. yy.’a uyumlu olması hedeflenen eğitim programlarının içeriğinin uyumu tartışılırken öğretmenler 21. yy. gerekliliklerine uyum sağlayabiliyor mı dersiniz ?  Kocaeli Üniversitesi’nde öğretmenler üzerinde yapılan bir araştırmada durumun pek de bu şekilde olmadığı sonucu ortaya çıkıyor.

21.yy. gereklilikleri eğitim dünyasının son yıllarda çok sık vurgulandığı bir kavram olup , yeni eğitim programlarına da  hazırlık aşamasında yön vermiştir.Çocukları geleceğe hazırlarken bilim, teknoloji ve sanayi de dünya ile rekabet halinde olmamız gerçeğinden hareketle, bu koşullara uyum sağlayabilecek, hızlı düşünen, disiplinler arasında bağlantı kurarak çok disipilinli düşünme becerisini ön plana çıkarabilen, teknolojiyi iyi kullanan ve bunun yanında pozitif ve sosyal bilimlerden bağını koparmamış gençler yetiştirmek ideali çok sık vurgulanır olmuştur.Programların içerisinde de vurgulanan ilişkilendirme becerisi sayesinde de yukarıda belirtilen gereklilikler arasında disiplinler arası bir ilişki kurabilme kabiliyeti yine gelecekte gençleri bekleyen bir beklenti olmakta.

Sözü edilen ilişkilendirme kavramınn eğitim uygulamarına  dünyada artık çeşitli örneklerle rastlanılmakta.Söz gelişi bir tek ders yerine çok disiplinli (birden fazla) derslerle sonuca ulaşmaya çalışmak eğitim literatüründe yerini almaya başladı bile.Bu amaçla yürütülen çeşitli projeler de ( STEM gibi ) bu şekilde tasarlanan derslerin işlenmesinde öğretmenlere araç teşkil etmekte.Birden çok disiplinin ( ders, konu, ünite, kazanım vs.) ilişkilendirilerek, tek bir öğretmen tarafından aynı anda anlatılması ve bu sayede öğrencinin ilgili alanda büyük resmi görmesi hedeflenmektedir.Dünya örnekleri uygulamayla ilgili olumlu çıktıların arkasında, alanında iyi yetişmiş, farklı disiplinlere hakim, entellektüel birikimi yüksek öğretmenlerin bulunduğunun sinyalini vermeye başladı.Ülkemizde de çeşitli  okulların projelerle uygulamaya başladığı disiplinler arası öğretim yaklaşımına dayalı dersler , mevcut öğretmenler sınırlılığında yürütülmeye başlanmış bulunmakta.Bu olumlu gelişmenin başlangıcı her ne kadar sevindirici olsa da,  elbetteki ulusal düzeyde yayılması eğitimin en yakın hedeflerinden olmalı.

Peki eğitimin mutfağında olan kişiler olan öğretmenler disiplinler arası dersi tasarlayıp , farklı disiplinlerden birden fazla konuyu aynı anda anlatmaya hazır mı ? Kocaeli Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü’nde yapılan araştırma bu problem cümlesiyle durumu aydınlatmaya çalıştı.

Öğretmenlere konuyla ilgili yöneltilen ankette hem disiplinler arası öğretim yaklaşımından ne anladıkları hem de uygulandığı taktirde faydalı olup olmayacağı konusunda görüşleri alındıktan sonra, disiplinler arası yaklaşımla hazırlanmış bir ders tasarımı yapmaları istenmiştir.Çıkan sonuçlar göstermektedir ki bir çok öğretmen çok disiplinli ders anlatma kavramının ne olduğuna hakim olmakla birlikte, bu şekilde anlatılan dersin tutum ve akademik başarıyı olumlu yönde arttıracağı görüşünde hemfikir olmasına rağmen, çok disiplinli bir ders tasarımı yapamadıkları gözlenmiştir. Yani çıkan sonuç göstermektedir ki 21 yy. gerekliliklerinden birisi kabul edilen ve çocuklardan beklediğimiz  çok disiplinli düşünebilme becerisinin öğretici ayağının henüz ülkemizde yetişmediği gözlenmektedir.

Programların ve uygulanacak sınavların içeriğini tartışırken, anlaşılıyor ki öğretmenlerin sadece niceliği değil niteliği tartışmalarına da bir an önce başlanması ve gerekli adımların atılması lazım.Öğretmen yetiştiren okullarda köy enstütülerinden eğitim fakültelerine dönüşen süreçte ne gibi değişikliklerin olup da kalitenin düştüğü, bugünkü eğitim fakültesi eğitim programlarının ihtihaca ne kadar cevap verdiği, eğitim fakültelerine öğrenci seçilirken merkezi yerleştirme haricinde ne gibi yeterlilikler konulması gerektiği tartışılması gereken soruların başında olması gerekli gibi duruyor.

Unutmayalım, nitelikli öğretmenin olmadığı eğitim sisteminde en iyi eğitim programı bile uygulanamayacak olan eğitim programı, en iyi sınav sistemleri amaca hizmet edemeyecek sınav sistemleridir.

Cihan KILIÇ

Kocaeli Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Bölümü

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER