FeTeMM kurucularından, Boğaziçi Üniversitesi İlköğretim Bölümü’nde bölüm başkanı olarak görev yapan Doç.Dr.Serkan Özel ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Serkan Bey’e bu güzel sohbet için çok teşekkür ederim. Sohbetimize geçmeden önce size FeTeMM den biraz bahsetmek istiyorum.

STEM, Türkiyedeki adıyla FeTeMM (Fen-Teknoloji-Mühendislik-Matematik) :

Öğrenme ve öğretme merkezli bir kuram olarak gelişen FeTeMM Eğitimi, katı ve merkezi Türk müfredatı içerisinde, öğretmenlerimizin disiplinler arası uygulamaları branşlarına ait bilgi ve becerilerin öğretiminde nasıl etkin bir şekilde kullanabildiklerini açıklama amacındadır. FeTeMM Eğitimi’nin bir kuram olarak ortaya konulabilmesi için bir araya gelen ilk çalışma grubu farklı motivasyonlar ile çalışmalarına 2012 yılından itibaren devam etmektedir (Tufan Adıgüzel, Mehmet C. Ayar, M. Sencer Çorlu, ve Serkan Özel). Farklı illerde ve bağlamlarda organize olan FeTeMM Eğitimi çalışma gruplarının ortak amacı ise ülkemize faydalı kuramsal ve pratik ürünler ortaya koymaktır.

FeTeMM’in amacı:

FeTeMM Eğitimi çalışma grubunun amacı Boğaziçi Üniversitesinde Fen Eğitimi Bölümü (SCED) olarak bilinen Ortaöğretim Fen ve Matematik Öğretmenliğinde aldıkları eğitim ve Texas A&M Üniversitesindeki doktora çalışmaları sırasında geceler boyu süren hararetli tartışmalar ile başlayan bir süreci ülkemize faydalı kuramsal ve pratik ürünler haline getirmektir.(1)

Sorularıma başlamadan önce; Serkan Bey özellikle vurguluyor, “FeTeMM sadece Fen ve Matematik dersleriyle olmak zorunda değil, başka derslerle de etkili olarak yapılabilir. Benim için FeTeMM bir felsefedir” diyor.

Matematik Eğitimiyle ilgili güzel, keyifli ve uzun bir sohbetimiz oluyor ama bende tadımlık bir etki bırakıyor, çünkü konuşmak istediğim çok şey var. FeTeMM ile ilgili merak ettiğim soruları sormaya başladığımda sohbetimizde daha da derine iniyoruz. Umarım okuduğunuzda siz de benim kadar keyif alırsınız ve FeTeMM ile ilgili aklınızdaki soru işaretlerinin bir kısmını gidermiş olurum.

Herkese iyi okumalar.

Sizce FeTeMM bir heves mi? Öğretmenlerin çoğunun heves olarak düşünmesinin nedeni acaba sürekli değişen eğitim sistemimiz mi?

Çok değişen bir şey yok sadece ismi değişiyor. Öğretmenin şunu bilmesi lazım sen hangisinde iyi olduğunu düşünüyorsan sınıfında onu uygulayabilirsin. Öğretmenin kendi paydasını, öğrencinin paydasını düşünüyor olması lazım yani buna beni devlet zorluyor gibi yaklaşımdan kurtulması lazım. Sınıfa hakim olan sensin, sınıfında ne anlatıyorsan, nasıl anlatıyorsan sensin, yani devlet yapılandırmacı diye herkes yapılandırmacı mı yapıyor veya FeTeMM yapmayın mı diyor devlet veya yapılandırmacı yapmayın mı diyor, demiyor dolayısıyla bu biraz bence kaçamak bir cevap.

Öğretmenin bu bakış açısının değişmesi lazım. Ben öğrencilerime bilgisayar destekli matematik eğitimi dersini anlatırken ilk söylediğim şey şu, ben size bir çok program göstereceğim ama bunları kullanmak zorunda değilsiniz siz, bunları faydalı olacağına inanıyorsanız kullanırsınız. Ama bilmiyorsanız bunu kullanamazsınız. Buradaki bunu anlatmamın tek amacı sizdeki farkındalığı arttırmak, farkındalığı arttırdıktan sonra tercih eden siz olacaksınız.

FeTeMM ders planı hazırlarken Fen ve Matematik öğretmeninin rolü sizce nedir?

Şemsiye projesinde örneğin; Fen veya matematik öğretmeni bir proje söyler genelde, örneğin; ormansızlaştırma üzerine bir tema seçsinler. Burada ne yapılabilir Google Earth’den belli bir bölgenin on beş yıl önceki fotoğrafıyla , bugünkü fotoğrafına bakabilirler.

Ormansızlaştırma projesi kapsamında bir fen öğretmeni ekosistem, fotosentez, orman konusundan, üretim konusundan, iklim konusundan vb. bahsedebilir (öğretmen kendi seçer konusunu). Peki bir matematik öğretmeni neler yapabilir; alandan, üç boyutlu cismin üzerindeki alan hesaplamasından tablolar oluşturulup tahminlerden, istatistiki analizden bahsedilebilir vb. (matematik öğretmeni de kendi konusunu seçer). Bu projeyi genellikle ortaya atan bir grup oluyor (fen veya matematik öğretmenleri oluyor genelde), diğer grupta ya projeyi biraz daha genişletiyor (bunu da katabiliriz gibi)  ya da oradan kendi kazanımlarını buluyor. Kazanım belirlemesi böyle oluyor. Daha genel daha uzun dönemli bir proje belirlenmesi daha sağlıklı olur. Projeyi belirledikten sonra buna göre ders işleniyor. Siz dersinizde şu deneyi yaptırın (fen dersi için), ben de bu deney üzerinden konumu işleyim gibi (matematik dersi). Bunun büyük planlamayla birlikte yapılması gerek. Bu çok kolay bir şey değil.

Sizce bir FeTeMM / STEM öğretmeninde olması gereken özellikler nelerdir?

En önemli şey öğretmenin iş birliğine açık olması. Dirayetli olmalı, önüne çok engel çıkacak. Bu uzun bir süreç. Şemsiye projesi içinde bir ayağını sen yapıyorsun, diğer ayağını fen öğretmeni yapıyor dolayısıyla burada bir senkronizasyon sorunu var. Müfredatla biraz oynamak lazım, biraz zamana ihtiyaç var. Bunları yapabilmek kolay değil. Bunların hepsini tek başına bir öğretmenin yapabileceği şeyler değil. O yüzden en önemli şeylerden biri öğretmen iş birliğine açık olmalı.

İş birliği, işin uzmanıyla çalışması. Ayrıca problem çözme becerisinin üst düzey olması gerekli. Konuşulacak, yapılacak problemlerin, projelerin hepsi (indepented) düzgün tasarlanmamış şeyler ki hayattaki problemler öyledir. Geçen gün dersini ziyaret ettiğimiz hocalardan birinin dersinde hoca bir soru sordu, sınıftaki öğrenci hocanın kafasındaki cevaptan farklı bir cevap verdi, hoca durdu yaklaşık bir on saniye ondan sonra cevap verdi. Sonra şu düşünüldü, “Öğretmen neden hemen cevap vermedi?”  çünkü öğrencinin söylediği cevap öğretmenin kalıpları arasında yoktu. Öğrenci farklı bir cevap verdi ama öğretmen bu farklı cevabın doğru mu yanlış mı olduğunu önce düşündü ondan sonra cevap verebildi. Dolayısıyla FeTeMM öğretmeninin bu tür şeylere açık  olması gerek, o kadar açık uçlu ki senin verdiğin cevap benim verdiğim cevaptan çok daha doğru olabilir. Eğer ben soruyu her şey tanımlanmış, tasarlanmış (well dependent) şekilde verirsem öğrenciler benim yaptığım şekilde öğrenebilir. Ama diğer öğrencinin yaptığı gibi daha etkili bir yöntemi bulamayabilir. Öğretmenin buna açık olması lazım. Buna açık olmanın da bir öğretmen için tehlikeli olduğunu söylemeliyim. Çünkü sürekli yeniliklere açık olması lazım, düşünme açısından aktif olması lazım.

Bir öğretmenin çok iyi bir araştırmacı olması gerekiyor. Çok temel bir şey söyleyeceğim, bir öğretmenin sınıfında verdiği şeyin etkili olup olmadığını öğrenmesi bilimsel araştırma sürecinin temelidir, bu şeyin etkili olup olmadığını ölçmeli ki onu güncelleyebilsin, aynı hataya bir daha düşmesin. En temelde bu şekilde kullanılır.

Diğer temel de; probleme yaklaşım bilimsel süreçlerle işliyor; bu problem nedir, analiz edersin, bu probleme çözümüm nedir bir hipotez ortaya koyarsın, sonra hipotezinle birlikte bir şey uygulayacaksan, uygulayacağın şeyi tasarlarsın, uygularsın, test edersin sonucu oluyor mu olmuyor mu buna bakarsın. Bu süreç çok önemlidir. Bu illa araştırma yapmak değil, hayata bakış açısıdır.

Öğretmenin öğrenmeye devam etmesi gerekiyor. Hizmet içi eğitimlerle de bu iş bitmiyor. Bunlar bir başlangıçtır. Öğrenmek için bir çok yol var. Ben bu bakış açısının öğretmenlerin çoğunda olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu süreçte öğretmenin istekli olması gerekiyor.

Kaynaklardan dolayı ingilizce bilmesi gerekli, türkçe kaynak çok yok, bizim de (akademisyenlerden bahsediyor) hatamız var türkçe yazmamamızdan kaynaklanıyor, çünkü çoğu kaynak ingilizce ve bu da ingilizce bilmesini zorunlu kılıyor. Bunun dışında söyleyeceğim her şey bir FeTeMM öğretmeninde değil, bütün öğretmenler de de olması gereken özelliklerdir.

Okulun maddi imkanları FeTeMM’in uygulanmasında bir engel mi?

Maddiyatta gerekmiyor aslında bu da bir bahane, yüzlerce proje fikri yapabilirsiniz bunların içerisinde sadece bilgisayar programları kullanabilirsiniz ya da kağıt, karton kullanabilirsiniz illa pahalı ürünler üzerinden yapmak zorunda değilsiniz.

Roket projesini yapan çocuklar pet şişesinden de roket yaparlar, oradaki amaç maket roketleri alıp onları fırlatmak değil, bir problemi çözmektir. Geçende sosyal medyada gördüm; bir çocuk şırıngalardan bir kepçe sistemi yapmış, bunların hiç bir maddiyatı yok aslına bakarsan. Maddiyat, ortaya çıkan ürünün görselliğini güzelleştirmek istendiği zaman ortaya çıkıyor. Çocuk bunu yaptığı zaman daha mutlu oluyor. Ancak bizim baktığımız şey bu değil, temel de almamız gereken buradaki düşünce yapısı.

FeTeMM de ürüne odaklanılmamalı. Bunun olmaması için de o felsefenin yerleşmesi lazım. Öğrenciler bilgisayar gördükleri zaman oyun oynayacağız diyorsa, çocuklar köprü projesi yapacağız dedikleri zaman sadece heyecanlandıkları şey o köprüdeki el işiyse o zaman o değerli bir iş değil, onun değerli olduğu yer başka. Öğrencinin hevesli olduğu şey, sadece ortaya çıkan ürün değil, öğrenme süreci de olmalı.

FeTeMM, öğrenmenin hangi aşamasında öğrenci için daha etkili kullanılabilir?

Bunun bir kullanım felsefesi var, herkes için farklı olabilir. Benim kabul ettiğim felsefede bu işin pekiştireç olarak da kullanılabileceği ama sürecin içerisinde de kullanılabilir. Bu şemsiye projesine başladığın zaman bir deney yapıp bitmiyor bu iş bitmemeli de. Bu deneyin bir yerinde durdurup normal sınıfına girip, normal konularını anlatmaya devam ediyorsun. Ama temel olarak aldığın ilişkilendirdiğin bu proje oluyor, sonra tekrar başka bir basamağını yapabilirsin, ondan sonra tekrar dersine dönebilirsin veya dersin içerisinde yapabilirsin. Dolayısıyla bu daha büyük bir resim. Düzgün uygulandıktan sonra hiç bir sakıncası yok. Bakış açısı tamamen. Çocuğa kazandırılması gereken şey şu; çocuğun problem çözme becerisi, probleme bakış açısının geliştirmesi lazım, bizim önem verdiğimiz şey bu.

FETEMM’de teknoloji size ne ifade ediyor?

Bu çok iyi bir teknoloji mesela (elindeki kalemi gösteriyor). Bu da çok iyi bir teknoloji (masasının üstündeki atacı gösteriyor) kağıtları bir arada tutuyor. Ben teknoloji nedir diye sorduğumda, çoğu zaman aldığım cevap, teknoloji hayatımızı kolaylaştıran alettir diye söylüyorlar. Teknolojiye günlük hayatınızdan örnek verin deyince en çok gelen cevaplardan bir tanesi çamaşır makinesi, bulaşık makinesi neden çünkü insanların evdeki süreçlerini kolaylaştırıyor.

Derslerde peki deyince akıllı tahta deniyor. Biri tebeşir diyor, ben her şeyi yapabilirim onunla diyor. Dolayısıyla teknoloji denildiği zaman çok geniş bir kavram. Belirli şeyler anlaşılmaması lazım. FeTeMM de de teknoloji o derse sokulmak zorunda değil, hepsini aynı anda da kullanmak zorunda değiliz. Örneğin; Lego’yu gerçekten anlamlı bir şekilde kullanacaksanız kullanın. Ama Lego’nun parçalarını bir araya getirip  kullanım kılavuzuna bakarak bir ürün oluşturulması öğrenciye hiç bir şey katmaz. Öğrencinin yaratıcı olması önemli olan, öğrencinin problemi düşünerek bir şey üretmesi. Eleştirel bakmamız lazım, gerçekten ben buradan anlatmak istediğim konuları anlatabiliyor muyum? Yoksa çocuğun ürün ortaya çıkarması değil önemli olan.

Sizce FeTeMM de Meslek ve Teknik Liselerinin yeri neresidir? Birçok desteği var aslında laboratuvarları vb. maddi olarak neden yeri yok?

FeTeMM zaten bu tür okullarda çok rahat uygulanabilecek alanlardan birisi. Dolayısıyla zaten okullarında yapıyorlar ama bunu matematik, fen başarısı için kullanmıyorlar. Bunun bir çok sebebi var. Türkiye’deki durumları, öğrenci profilleri, öğretmen profilleri vb. Meslek ve teknik liseler ne yazık ki vazgeçilmiş durumdalar. Aslında ülkenin ekonomisi için çok önemliler. Çalışma alanım değil ama ben bu liselerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ülke olarak baktığımızda burada yaşayan bir insan üniversite mezunu olmak zorunda, dolayısıyla üniversite mezunu değilseniz çok iyi bir yerde değilsinizdir. Ama durum böyle değil. Mesela siz bir öğrenciyi iki veya dört yıl daha üniversite okutup borç altına sokmaktansa, iş bulamamaktansa veya istediği işi yapamamasındansa, bu öğrencinin meslek lisesinden sonra işe başlayıp çok iyi yerlere gelmesi kişi içinde, ülke için de çok daha faydalı olabilir. Ancak bu bakış açısı çok fazla ne yazık ki yok ülke olarak. Bunun değişmesi de çok kolay değil.

Son olarak Türk Eğitim Sisteminde ilk olarak değiştirilmesi gereken şey sizce nedir?

Bakış açısı olarak daha demin belirttiğim gibi öğretmenlere ihtiyacımız var. Ben bazı öğretmenlerimizi USB öğretmenler diye tanımlıyorum. Yani bir eğitime girdiği zaman bana materyali verir misin diyen öğretmenler, bu çok kötü bir şey değil aslında hani bir bir paylaşım istiyor ama. Şu bakış açısı olduğunu bildiğim için tehlikeli, benim sınıfta kullanacağım şeyi bana ver. Ben sana senin sınıfında kullanacağın şeyi veremem çünkü senin sınıfını ve seni bilmiyorum. Aynı öğretmen, aynı okulda  A sınıfına farklı anlatır B sınıfına farklı anlatır. Çünkü A sınıfındaki öğrencilerin ihtiyaç ve beklentileri farklı, B sınıfındaki öğrencilerin  ihtiyaç ve beklentileri farklıdır. Dolayısıyla temelde değişmesi gereken şey bu.

Eğitim politikaları anlamında soracak olursan; çalışan öğretmenlerle, çalışmayan öğretmenlerin birbirlerinden ayrıştırılması lazım, bir statü farkı olması lazım öğretmenin sadece yaşına bakarak mı yapacaksın bunu yani bu aradaki akademik farkı nasıl ayrıştırmamız gerekiyor? Mesela biz akademide bir kategori yapıyoruz (üniversitelerdeki akademisyenlerde yardımcı doçent, doçent, prof… diye gidiyor ve öndeki unvanlara baktığın zaman beli bir anlam yükleniyor) ama öğretmenler de yok onlarda da belli bir yükselme olmalı. Ben doçent olduğum için kafamda belli şeylerin olması lazım, ben bunları bunları yapmam lazım diyorum, ama onun yok ben buradan emekli olayım diyor (meb öğretmeni için). Dolayısıyla sistem olarak değişmesi gereken şeylerden biri bu.

Yapısalcı bir eğitim sistemine göre güzel bir müfredat var ancak, sıkıntı uygulama aşamasında başlıyor uygulanmıyor. Suç sadece öğretmenler de değil, biz (akademisyenler) önemli bir faktörüz okullara çok fazla girmiyoruz, bulunmuyoruz, yani çuvaldızı bize de batırabilirsin, eğitim politikalarına da batırabilirsin, milli eğitim bakanlığına da batırabilirsin ancak tek bir kişiye batıramazsın. Dolayısıyla sadece FeTeMM i benimseyelim demek doğru değil.

Hizmet içi eğitimler de sorunlar var. Hizmet içi eğitimlerde bunu bunu alacaksın diye zorlama var ama senin ihtiyacın farklı. Bir havuz içerisinden eğitim almak istediğin konuları seçemiyorsun. Bir öğretmen FeTeMM’i benimseyip, iyi bir öğretmen olabilecekken başka biri farklı bir yaklaşımı belirleyip çok iyi bir öğretmen olabilir. Dolayısıyla bir şeyin empoze edilmesinin doğru olduğunu düşünmüyorum ama lanse edilir. Zaten şuan Türkiye de olan bu. Doğru lanse ediliyor mu? her yer de değil. Şuan FeTeMM popüler diye göz önünde,popüler diye insanlar bunu yapıyor, çok fazla isim var sırf popüler olduğu için yapan ondan da rahatsızım. Gerçekten bir işin içerisinde çalışıyorsa bir insan bunu yapması lazım. Tabi ki alan değiştirebilir insanlar ama bu işi reklam için yapmıyorlarsa değerli, aradaki fark bu.

FeTeMM ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

http://fetemm.tstem.com/

Bu konu ile ilgili araştırmalar yapmaya, bu konudaki eğitimlere katılmaya ve yeni bilgiler edindikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Öneri ve yorumlarınızı benimle paylaşırsanız sevinirim.

  1. Kaynakça:  http://fetemm.tstem.com/home

1 YORUM

Hemen Düşüncelerini Paylaş