STEM ile ilgili sertifika programları düzenlendi, konferanslarda sunumlar yapıldı, bloglarda yazılar yazıldı. Onca tweet, onca tartışma. Öğretmenlere sorduğumda ise hala STEM’in ne olduğu ile ilgili açıklayıcı bir cevap bulamıyorum. STEM günümüzün en popüler kavramlarından biri. Flipped classroom, maker, 1:1 ve son günlerin diğer popüler kavramları gibi içinin boşaltılmaması için gerçek uygulama örneklerinin ve stratejilerinin öğretmenler tarafından yakın zamanda paylaşılacağını umuyorum.

“STEM farklı alanları gruplamaktan çok daha fazlası. Öğrencilerimizin 21. yüzyılda içinde buluncakları iş gücü rekabetinde ihtiyaç duyacakları matematiksel ve bilimsel alt yapıyı derinlemesine bir şekilde geliştirebilecekleri bir hareket.” Anne Jolly, Education Week

Son yazısında Gökçe öğretmen STEM adına dünyada ve Türkiye’de yapılan çalışmaları çok güzel özetledi. Şimdi sıra iyi örneklerin uygulanmasında. Peki öğretmenler nasıl uygulayacaklar? Bir yol haritası ve bu yaklaşıma ait prensipler var mı? Education Week blogunda rastladığım 6 karakteristik özelliğin, öğretmenlere uygulamalarını tasarlarken bir rota çizeceğini umduğum için sizlerle paylaşmak istedim.

Özellikleri sizlerle paylaşmadan önce STEM’in Teknoloji alanıyla ilgili bir açıklama ihtiyacı yapmak istiyorum. Teknoloji burada dijital araçları temsil etmiyor sadece. Öğrencilerimizin bir probleme çözüm bulmak için yarattıkları bir ürün de teknoloji olarak kabul ediliyor. Bu yüzden pek çok yerde Maker hareketinin STEM’le birlikte anıldığına çok sık rastlıyoruz. Yine büyük bir yanılgı, Maker hareketinin sadece dijital devreler, robotlar ve kodlama ile sınırlanması. Maker hareketi adına yapılan ve birbiriyle aynı ürünlerin ortaya konmasını içeren çalışmalar ile kopyala yapıştır projelere ve ödevlere yol açan çalışmalar arasındaki farkı ayırt etmek güç. Öğrencilerin bir sorunu çözmek üzere harekete geçmeleri, araştırmaları, eleştirel düşünmeleri, sentezlemeleri, tartışmaları, değerlendirmeleri, kısaca o süreci akranları ve siz öğretmenleri ile birlikte yaşamaları aynı Gardner’in dediği gibi “sentezleyen akıl” olmaları yaratıcılığın ve bir “maker” olmanın kapılarını açıyor.

Nedir peki sınıfınızda STEM uygularken kullanacağınız 6 karakteristik özellik? 

1- STEM dersleri gerçek hayat konularına ve problemlerine dayanır. STEM derslerinde öğrenciler gerçek sosyal, ekonomik ve çevresel problemlere çözüm ararlar. En iyi STEM problemlerini aslında öğrencileriniz ve siz yakın çevrenizden bulabilirsiniz. Bunun için yapay bir konu üretmenize gerek yok. Hangi konularda yapılıyor diyorsanız Anne Jolly’nin güzel bir blog yazısını inceleyebilirsiniz. Diğer öğretmenlerin uygulama örneklerini ve deneyimlerini görmek istiyorsanız işte size güzel bir kaynak STEM by Design.  

2- STEM derslerine mühendislik tasarım adımları kılavuzluk eder. Bu süreç öğrencilerinizi problemin tesbitine ve bu probleme bir çözüm üretmeye yönlendirir. Kısaca bu tasarlayarak meydan okumadır. Bu süreçte öğrenciler;

 

  • Screen Shot 2015-10-02 at 15.17.16problemi belirler
  • araştırır
  • çözüm için birden fazla fikir üretir
  • prototip oluşturur
  • test eder
  • değerlendirir
  • tekrar tasarlar

 

Bu basit bir bilimsel metodu andırır ancak buradaki tasarımda öğrenciler kendi araştırmalarına dayalı olarak fikirlerini denerler, farklı yaklaşımları uygularlar, hatalar yaparlar, birbirlerinden öğreniler ve tekrar denerler. Buradaki odak çözüm üretmektir.

3- STEM öğrencileri uygulamalı bir sorgulamaya ve açık uçlu bir araştırmaya sokar. STEM derslerinde öğrenme yolculuğu belirli sınırlamalar içinde ama açık uçlu olur. Öğrenci çalışmaları uygulamaya dayalı ve iş birliği içinde gerçekleşir. Çözüm önerileri öğrenciler tarafından getirilir. Öğrenciler fikirlerini paylaşmak ve prototiplerini tasarlamak için iletişim kurarlar. Kendi fikirlerini kendileri kontrol ederler ve kendi araştırmalarını kendileri yaparlar.

4- STEM derslerinde öğrenciler üretken bir takım çalışması içinde yer alırlar. Öğrencilerin üretken bir takımın içinde çalışmalarına yardımcı olmak kolay değil. Takım çalışmasını uygularken tüm STEM öğretmenlerinin birlikte çalışarak ortak bir dil ve prosedür oluşturmaları, öğrencilerden beklentilerini belirlemeleri çok faydalı olacaktır.

5- STEM derslerinde öğrenciler öğrendikleri matematik ve fen içeriğini uygularlar. Matematik ve fen derslerindeki konular arasında ilişki kurarlar ve birbirine entegre ederler. STEM derslerinde matematik ve fen öğretmenleri birlikte çalışır, ders hedeflerini STEM dersinde birleştirir. Öğrenciler ayrıca STEM derslerinde teknolojiyi uygun şekilde kullanır ve teknolojiyi kullanarak ürünlerini (teknolojileri) tasarlar. Sanat ürün tasarımında önemli bir rol oynar. Böylece STEM, STEAM’a dönüşür.

6- STEM birden fazla doğru cevaba izin verir ve hatayı yeniden ele almayı öğrenmenin bir parçası olarak görür. STEM dersleri geleneksel derslere göre bu anlamda farklılık gösterir. Farklı yaklaşımlara ve cevaplara ulaşmada fırsatlar yaratır. Yaratıcı çözümler için zengin olasılıklar oluşturur. Prototipleri tasarlarken ve test ederken takımlar problem çözümünde bocalayabilir ve hataya düşebilirler. Bu kabul edilebilir bir durumdur. Nerede yanlışlık yaptıklarından öğrenmeleri ve tekrar denemeleri beklenir. Hataya düşmek çözümleri tasarlarken ve keşfederken olması gereken pozitif bir adımdır.

Education Week Teacher Blog, Anne Jolly

Geçen senenin sonlarına doğru bir grup kız öğrencim Technovation Challenge için çalıştı. Projeyi zamanında tamamlayamadılar. Sadece projenin tasarımını ve algoritmasını bitirebilmişlerdi. Proje gerçek bir projeydi. Bitseydi hemen okulumuzda kullanmaya başlayacaktık. Onlara vazgeçmemelerini söylemiştim ve eklemiştim “Technovation süreci bizim için sadece bir kılavuz. Bu proje gerçek ve hala bitirebilirsiniz.” Dün öğle teneffüsünde kızlardan biri kodlamayı iyi bilen bir arkadaşını ikna ederek ve idarenin de onayını alarak projeyi tamamlamak istediğini söylemek için bana geldi. İyi ki buradayım dediğim anlardan biri oldu işte o an.

STEM projeleri bazı zamanlarda kapınızda beliriverir. Önemli olan noktaları birleştirmek, müfredatınıza entegre etmek, disiplinlerarası işbirliğine açık olmak ve fırsatları değerlendirmek. Öğrencilerinizin ihtiyaçlarını belirlemesi, analizini yapması, ekibini kurması, çeşitli bağlantılar kurup iş sürecini kurgulaması, ürünün tasarımını, algoritmasını, kodlamasını yapması, gelip sizden bu konuda yol göstericilik ve kaynak istemesi ve herşeyden önce tüm bu süreci sahiplenmesi. Öğretmen olarak daha ne isteyebilirsiniz ki!

  • Öne çıkan görsel : http://www.usnews.com/cmsmedia/c1/9f/dd298a5c4ff9bf4672cac02dc32d/stem-interest-clar-2.jpg
YAZIYI PAYLAŞ
Önceki İçerikÖğrenme Nesnelerinin İnterneti (IoLT)
Sonraki İçerikLearningApps ile çok kolay etkinlik tasarlamak ister misiniz?
Eğitimde yenilikçi yaklaşımlar ve uygulamalar, öğretmenler için mesleki gelişim programları, öğretim programı geliştirme ve teknoloji entegrasyonu konularında 16 yıldan fazla süredir Robert Kolej, Enka Okulları, ODTÜ Geliştirme Vakfı Okullarında pek çok farklı pozisyonda çalışma fırsatı yakaladı. Şu an İELEV Özel 125. Yıl İlkokul ve Ortaokulunda okul müdürü olarak görev yapmaktadır. ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde lisans ve yüksek lisansını tamamladı. Doktorasını Bahçeşehir Üniversitesinde Eğitim Teknolojileri bölümünde yapmaktadır. Uzmanlık alanları arasında müfredata yenilikçi yöntemlerin, yaklaşımların ve teknolojilerinin entegrasyonu; öğretmenler ve öğrenciler için profesyonel gelişim ve liderlik programları bulunmaktadır. Öğretmenlerin 21. yüzyılda başarılı ve mutlu bir nesil yetiştirmeleri için dönüşümü nasıl başlatabileceklerini anlatan ve en son 5. baskısını yapan “Öğretmen 2.0” kitabını yazdı. KAGIDER (Kadın Girişimciler Derneği) ve Microsoft tarafından Mayıs 2016’da Türkiye’de yılın en başarılı kadın eğitimcilerinden biri seçildi. K12 düzeyinde Türkiye’nin tek “Adobe Eğitim Lideri”dir. 2013 yılında Google Apps for Education Certified Trainer, 2015 yılında Microsoft Innovator Expert, 2015 yılında Common Sense Certified Educator unvanlarını aldı. 40’tan fazla okulda 1:1 laptop programının uygulanması ve öğretmen profesyonel gelişim programının hayata geçirilmesi konusunda danışmanlık yaptı. Son iki yılda 100’den fazla, farklı öğretmen grubuna yenilikçi yöntem, yaklaşım ve teknolojilerin müfredata entegrasyonu konusunda eğitimler verdi.

3 YORUMLAR

  1. Burcu Hocam, niyetinizi çok samimi bulmakla birlikte, sapla samanı ayrıştırmamız gerektiğini düşünüyorum.

    Saman: İlk olarak, STEM ile ilgili yazdığınız bu yazıdan ben, STEM’in asıl albenili yönünün öğrencilerin “sentezleyen akıl”, “gerçek problemlere çözüm getirebilme”, “yaratıcılık”, “sorgulayıcılık” gibi becerilerle donatılması amacı olduğunu çıkarttım. Peki acaba bu amaç yalnızca STEM eğitimine ya da ne bileyim, MAKER hareketine mi özgüdür? “Novelty Effect” iyi bir şey, evet. Eski bir konsepti yeni bir ambalaja sardığımız zaman benimsenmesi daha kolay olabiliyor, doğru. Eğitim Teknolojileri sahnesinde bu, sürekli kullanmaya alıştığımız bir teknik üstelik. Ama eğitim felsefesi içinde bu tip temalara ışık yakan akımlar yüz yıldır etraftayken, çıkış noktamızın aslen ne olduğunu da izah etmeye çalışacak olursak, birikimli ilerlemeyi sürdürebilmek adına daha sağlam adımlar atmış olmaz mıyız? Örneğin, çocuğun etrafına lehim makineleri, sarhoş tekerlek, dremel, ahşap çıtalar, transistörler yerleştirmeye niyet etmişken, bu konuda kritik öneme sahip kelamlarda bulunmuş Vygotsky’nin “tools of the mind” ile ilgili söylemiş olabileceği birtakım sağduyulu sözleri de bir köşeye sıkıştırsak mesela, hoş olmaz mıydı? Çünkü ilk kapasitör patladığında, ilk kablo yandığında, talimatlar ve pratikler ilk çeliştiğinde, öğrenciler ilk defa size gözlerinde “ben şu an bir şeyler yapıyorum ama neyin peşindeyim bilmiyorum” ifadesiyle baktığında; ve dahi insanın doğru bir yolda olup olmadığına dair içindeki inanç sınandığında, sağduyu en kıymetli şey oluyor.

    Sap: Diğer yanda ise Anne Jolly’nin son derece çarpıcı izahatı var: “(STEM eğitiminin amacına binaen) … öğrencilerin 21. yüzyılda içinde buluncakları iş gücü rekabetinde ihtiyaç duyacakları matematiksel ve bilimsel alt yapıyı derinlemesine bir şekilde geliştirebilmelerini sağlamak”. STEM eğitimi en nihayetinde okulun bir fonksiyonu ve bu cümle ile Anne Jolly okulun varoluş amaçlarından “sıfırıncı amaca” yani “nitelikli iş gücü yetiştirme misyonuna”, göz kırpıyor. Demem o ki bu ifade STEM eğitimini, benim ilk paragrafta, sizin ise yazınızın genelinde değindiğiniz ve bizlere nispeten albenili, sevimli gelen o ulvi adımlar üzerinden tanımlamak yerine, okullaşmanın alternatif amaçlarını es geçiyor ve olayı yalnızca sosyo-ekonomik bir bakış açısından ele alıyor.

    Eğitim teknologları olarak işleri genellikle yalnızca bizleri ilgilendiren açıdan görmeye, basite indirgemeye ve resmin tamamını göz ardı etmeye meyilliyiz (yalnızca ulusal bir durum değil üstelik, tüm dünyada böyle). Bundan birkaç sene öncesine kadar “Ne” öğretileceği umrumuzda olmadan yalnızca “(Teknolojiyi kullanarak) Nasıl daha etkili” öğretileceği konusuna saplanıp kalmıştık (ki huyum kurusun, o zamanlar da “nasıl öğretiriz değil, ne öğretmeliyiz sorusu daha önemli, günümüzde eğitim felsefesi eğitim teknolojisinden daha önemli” diyordum). Şimdi o evreyi yavaş yavaş aşmış olacağız ki, hafif hafif mevcut müfredata alternatifler düşünür ve “ne öğretebiliriz” sorusuna teknoloji eksenli önerilerde bulunur olduk. Teknolojinin, eğitim nosyonunu kökten değiştirecek bir aracı olduğu son derece doğru. Teknoloji olmasaydı bugün “Öğrenmenin sahibi kim” retoriğini bu denli benimseyebilir miydik, bilemiyorum.

    Ancak ya bu, buzdağının yalnızca görünen kısmıysa? Ya teknolojinin imkanları sayesinde, geçmişten gelen “gerçek demokrasi” gibi, “varoluşçu eğitim” gibi idealize kavramlar mümkün kılınabilir olmuşsa? Çünkü Anne Jolly’nin yaptığı göndermeden yola çıkarak sosyoekonomik yönden ele aldığımızda okul ve hizmet ettiği sıfırıncı amaç, ebeveynlerin iş gücüne katılırken çocuklarını emanet ettikleri, ekonominin idame ettirilmesi için iş gücü üreten, bir yandan bireyden ziyade devletin amaçlarına hizmet eden bir kurum (Ken Robinson’ın Death Valley başlıklı TED konuşmasını hatırlayalım) ve Eğitim de Tolstoy’un betimlediği şeyin ta kendisi: “Education is the tendency of one man to make another just like himself… Education is culture under restraint. Whereas culture is free, education is when the teaching is forced upon the pupil, … and only those subjects are taught which the educator regards as necessary”.

    STEM’i ve benzer yaklaşımları, varoluşçu eğitim felsefesinin amaçlarını gerçekleştirmek için mi, yoksa devlet ve ekonomisinin amaçlarını gerçekleştirmek istiyoruz, bilemiyorum. Hayatta başarının ekonomik sistemde fonksiyon sahibi olmayla özdeşleştirildiği günümüzde, bu sorunun cevabı aslında açık. Ama eğer amaç teknolojiyi bireyin odak noktasında olduğu bir eğitim için kullanmaksa, amaç “tektipleştirmeden” kurtulmak, zincirleri kırmak ve duvarları yıkmaksa, amaç “çocuğum büyüsün, bi yere kapağı atsın, evlensin de torun seveyim”den ötesiyse, bugünkü teknologların görevi sınıf içi araçlara ve/veya konulara sarılmaktan ziyade “okul”, “sınıf”, “ödev”, “hedef” gibi temel birçok eğitim kavramını parçalayıp tekrar inşa etmek bence. Örneğin sahip olduğumuz İnternet isimli global ağ, zavallı Ivan Illich’in 1970’lerde okulu kurumunu tamamen lağvetme ve bir “öğrenme ağı” oluşturarak bireyin hayattaki öğrenmelerini anarşist perspektiften, boyunduruk altında kalmadan, özgür biçimde ve kendi tasarrufunda düzenlemesini sağlamak yönünde kurduğu hayal dünyasını gerçeğe dönüştürmek için neden kullanılamasın? Çocukların zorla götürülüp, 8 saat kapalı bir mekanda ve 20’şer 30’ar gruplarda bir arada tutulduğu bir sisteme neden ihtiyacımız olduğu sorusuna, bir eğitim teknoloğunun yanıtı ne olacaktır örneğin?

    Eğitim teknolojileri gemisi, giderek “varoluşçuluk” rüzgarının etkisine girmiş durumda. Öyleyse madem “STEM, 1:1, Maker” gibi kavramların içi boşaldı, bir sonraki anahtar kelimemiz bu olsun: Anarkopedagoji.

  2. STEM bizim müfredatmizda var mı? Ne kadar zamandır var? Bu altı karakteristik özellik Teknoloji Tasarım müfredatını özetler hatta daha da ileride dır, özetle yakın çevreden uzak çevreye doğru sorun, istek ve ihtiyaçlarını belirle, hayal et, çiz, tasarla, prototip yap, ambalaj, marka olustur, patent al reklam organizasyonu yap. Başlangıçta düzen kuşağı ile çevresini algılar, (ilk kez bir derste hayal et, önüne bakma, camdan dışarı bak) cümlesini duyar, düzeni algılamaya çalışır, kurgu kuşağındau kuşağında hayal eder düşünür ve çizmeye çalışır …lütfen teknoloji tasarım derdini inceleyiniz.

    • Sinan hocam, yorum için teşekkür ederiz. STEM hakkında http://www.egitimdeteknoloji.com‘da yayınlananan yazılara gelen yorumlarda Teknoloji Tasarım dersi ve müfredatından bahsediliyor. Sizde bu dersin müfredatının daha ileride olduğunu yazmışsınız. Rica etsem bu konuda bu sitede yayınlamak üzere bir yazı yazabilir misiniz. Böylelikle okurlar karşılaştırma ve ülkemizdeki uygulamalar hakkında bilgi sahibi olurlar.

      teşekkürler
      Mehmet Özdemir

Hemen Düşüncelerini Paylaş