Tasarım – Beceri Atölyeleri Nedir? Nasıl Olmalıdır?

0 294
23 Kasım 2018’de açıklanan 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında ortaya konan hedeflerden biri tüm seviyelerdeki okullara birer tasarım-beceri atölyesi kurulmasıydı. 2015’ten beri akademik olarak çalıştığım bu konunun birden ülke gündemine gelmesi benim için de güzel bir sürpriz oldu.

Son yıllarda, atölyelerin sadece mesleki eğitimde değil bütün okullarda bir öğrenme ortamı olarak kullanılması, hem dünyada hem de ülkemizde tekrar gündeme gelmişti. Ülkemizde bu eğilim daha çok özel okullarda ve BİLSEM’lerde gözlemleniyordu. 2023 Eğitim Vizyonuyla beraber, atölyelerin yurt çapındaki tüm devlet okullarına yaygınlaşması gündeme gelmiş oldu.

Vizyonun açıklanmasının ardından elimden geldiğince bu atölyelerin tasarımına katkı sunmaya karar verdim. MEB bünyesinde bazı görüşmeler yaptım, çalışmalara katıldım ve öğretmenlerle bir araya geldim.

Bu yazıda, velilerin, öğretmenlerimizin ve idarecilerin bu konu hakkında kafalarında soru işaretlerini bir nebze olsun giderecek bazı bilgileri burada paylaşmak istiyorum. Yalnız MEB bünyesindeki çalışmaların halen tasarım/pilot aşamasında olduğunu dikkatinizi çekerim. Yani burada geleceğe yönelik aktardığım şeylerin resmi bilgiler olmadığını ve zamanla değişebileceğini lütfen aklınızdan çıkarmayın.

Tasarım – Beceri Atölyesi Nedir?

Tasarım — beceri atölyelerinin ne olduğu ve içinde ne yapıldığı konusunda bir kafa karışıklığı var. Atölye çalışmaları daha çok “STEM yapma” ya da “maker işte robot falan yapıyorsun” şeklinde algılanıyor. Tabii ki atölyelerde, STEM faaliyetleri de robotik kodlama da yapılabilir ama tasarım beceri atölyelerini bunlardan ibaret görülmemesi gerekiyor.

Atölyelerde sadece “inek” öğrencilerin değil her çocuğun kendi ilgisine göre bir projesi olmalı. Yani youtuber olmak isteyene de, dizi senaryosu yazmak isteyene de, dizi oyuncusu olmak isteyene de, e-spor yapmak isteyene de, yemek pişirmeyi sevene de, bez bebek yapmak isteyene de, şiir yazmak isteyene de futbol yorumcusu olmak isteyene de hitap edebilmeli. Yapılacak faaliyetler müfredatla ilişkilendirilebilir ama müfredatla sınırılandırılmamalı.

Bu sebeple ben tasarım ve beceri atölyelerini herhangi bir spesifik faaliyetin yapıldığı bir yer olarak değil “öğrencilere kendilerini yaratıcı olarak ifade edebilecekleri fırsatların ve araçların sunulduğu öğrenme ortamları” olarak tarif ediyorum. Çocuklar neye ilgileri varsa o alanda kendilerini rahatça ifade edebilsinler ki yaratılışlarındaki yeteneklerin farkına varsınlar ve bunları geliştirsinler. Benzer ilgileri olan akranlarına ulaşsınlar ve birbirlerinden öğrensinler.

2020 Vizyonunda Tasarım — Beceri Atölyeleri

Vizyon belgesinde de bu anlayışa yakın bir anlayışın benimsenmesi beni biraz olsun rahatlatıyor. Vizyondan direk alıntılarsak:

İlkokuldan başlayarak tüm öğretim kademlerinde okullara çocukların sahip oldukları yetenek kümeleriyle ilişkilendirilmiş becerilerin uygulama düzeyinde kazandırılabilmesi için “Tasarım-Beceri Atölyeleri” kurulacaktır.

Tasarım-Beceri Atölyeleri ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde ortak bir amaç doğrultusunda tasarlanmış, çocuğun özellikle elini kullanmasını önemseyen, mesleklerle ilişkilendirilmiş işlikler olacaktır.

Zorunlu ders saatleri ve çeşitleri tüm kademelerde azaltılarak, temel derslerde derinleşilebilmesi, kişiselleştirme yapılabilmesi ve uygulama etkinliklerinin yürütülebilmesi için gereken zaman sağlanmış olacaktır.

Bu atölyelerdeki etkinlikler bilim, sanat, spor ve kültür odaklı yapılandırılacaktır. Çocuklar soru çözme, konu anlatımı gibi bir eğitim anlayışından üretimi, yapmayı, etkileşimi, derinleşmeyi öne çıkaran bir müfredat anlayışına yönelecektir.

Yine yayınlanan Vizyonda, özel yetenekli öğrencilere hitap eden Bilim ve Sanat Merkezleri’nin (BİLSEM) tüm okullardaki tasarım ve beceri atölyeleriyle ilişkilendirilerek yeniden yapılandırılması, okul bahçelerinin tasarım ve beceri atölyeleriyle bağlantılı olarak yeniden tasarlanması ve tasarım beceri atölyelerinde ulusal standartların belirlenmesi gibi hedefler de yer alıyor.

Çalışmalar Ne Aşamada?

Tasarım-beceri atölyelerinin hayata geçirilebilmesi için MEB bünyesindeki hemen hemen her birime görev düşüyor ama şu aşamada işin ağırlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü ve Orta Öğretim Genel Müdürlüğü’nün omuzlarında. Her iki Genel Müdürlükte de sistemin tasarımıyla ilgili çalışmalar tamamlanmak üzere. Atölye kurulacak pilot okullar da belirlenmiş durumda. Önümüzdeki takvim şu şekilde:

2018 -Tasarım

2019 — Pilot uygulamalar ve değerlendirme

2020–2023 Yurt çapında uygulamalar ve değerlendirme

Ne Tür Atölyeler Kurulacak? İşleyişi nasıl olacak?

Vizyonda da belirlendiği üzere atölyeler bünyesinde yapılacak faaliyetlerin üç temel alanda toplanması planlanıyor:

  • Bilim
  • Kültür-sanat-el becerileri
  • Spor

Bu başlıklar altında yapılabilecek faaliyeler de Bakanlık tarafından tanımlanacak. Okullar, tanımlanan bu faaliyetler arasından öğrencilerin ilgisi ve mevcut kaynaklara göre uygulayabileceklerini seçecek. Yani tam olarak ne yapılacağına okul bünyesinde karar verilecek. Tabii ki bunu belirlemede okuldaki öğretmenlerin yeterliliği de belirleyici rol oynuyor.

Atölye çalışmaları, fiziksel şartların sağlanabildiği yerlerde “ders dışı faaliyet” olarak ve sınıf-sınıf değil de belirlenen konular için kurulan “ öğrenci kulüpleri bünyesinde” kullanılacak. Öğrenci kulüplerine farklı sınıflardaki öğrenciler üye olabilecek, böylece tecrübelilerle tecrübesizler arasında usta-çırak ilişkisi kurulabilecek (küçük yaşta ama tecrübeli bir öğrenci de büyüklerine ustalık yapabilir).

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.