Alet çantalarına ve monte edilebilir ürünlere oldum olası ilgi duymuşumdur. Kullanma kılavuzuna bakmadan, sadece içgüdüsel olarak ilerlemek benim için işin en keyifli parçası diyebilirim. Parçalarına ayrılmış bir sürü materyal, minik minik cıvatalar, vidalar ve onları tümevarımla birleştirme çabası bana hep çekici geliyor. Denemek, bir daha denemek ve bazen bir kere daha… Bu halleri seviyorum.

Geçtiğimiz yaz aylarında online olarak katıldığım Tinkering Fundementals eğitim programı ile bu yönümü bir kez daha keşfettim. Birleştirme çabalarımın kökenine indiğim, denemelerimin ve yanılmalarımın adını koyduğum bu keşfi bana Exploratorium sağladı. Beni “tinkerer” yaptı, ben “tinkerer” oldum.J Exploratorium aslında San Francisco’da bulunan bir bilim müzesi. Müze deyince aklınıza sıkıcı, eski veya yeni deney aletlerinin sadece durduğu bir yer gelmesin. Exploratorium inanılmaz eğlenceli aktiviteleri olan, bilimle sanatı birleştiren, deneysel bir interaktif bilim müzesi. Ya da şöyle diyeyim; kamuya açık bir öğrenme ortamı. Sunduğu en önemli noktalardan biri de bu “tinkering metodu”. Milli Eğitim Bakanlığı, STEM raporunda bu metoda özellikle değiniyor; STEM eğitiminde bu metodun kullanılması gerektiğinden bahsediyor. Özgün adıyla STEM, dilimizdeki karşılığı ile FeteMM, fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma. Bu standart, matematik ve fen bilimleri derslerinin bütünleştirilmesi olarak yaygınlaşmış olsa da mühendislik ve teknolojinin sınıf içi ve sınıf dışı etkinlikler ile öğretilmesi olarak da anlaşılabilir.

Peki, STEM eğitiminde kullanılması önerilen bu tinkering metodu tam olarak nedir? Tinkering aslında bozarak, parçalarına ayırarak, parçaları farklı biçimlerde birleştirerek öğrenmek demek. Türkçeye “tamirci” olarak çevirebiliriz. Aynı zamanda eleştirel düşünmeyi ve akıl becerilerini artıran eğlenceli bir aktivite. O zaman peş peşe deneyerek problem çözme becerilerinin ve yaratıcı düşünmenin geliştirildiği bir metot da diyebiliriz. Aslında bu metot bize şunları söylüyor:

“Denemekten, yanılmaktan korkma.”

“Tekrar dene.”

“Dene, hata yap, tecrübe kazan.”

“Denemekten çekinme, bilmediğini bilmek ve keşfetmek çok eğlenceli” ve daha niceleri…

Diğer taraftan tinkering metodu bir oyun. Çocukların en sevdiği şey olan oyundan bahsediyorum. Tinkering ile kız ve erkek öğrenciler, cinsiyetten bağımsız olarak, uzamsal farkındalığı, mekaniksel muhakemeyi, buluşu, keşfetmeyi ve deneyimi oyunla öğreniyorlar. Bütün bunların hepsi STEM için çok değerli. Mesela elektrik devreleri, ledli ışık kaynakları, piller ve buna benzer materyaller hep laboratuvar malzemesi olarak kullanılıyor. En azından ben laboratuvar dışında başka yerlerde pek görmedim, kullanmadım. Bu malzemelerin benim günlük hayatıma girmesi neden daha kolay olmasın diyorum. Neden bana çağrışım yapmasın bu materyaller? Yılın sonuna yaklaşırken bir yılbaşı kartı hazırlamak mesela… Elektrik devreleri kağıt üzerine öyle güzel döşeniyor ki! Çok yaratıcı ve sevimli ürünler ortaya çıkabiliyor. Kartların üzerinde yılbaşı ağaçları, hem de kendi emeğimizle yarattıklarımız, ürettiklerimiz, ne kadar da değerli…

Deneyimlerim sonucunda anladım ki, öğrencileri bu metoda teşvik edersek onları entelektüel bir alışkanlığa da taşımış oluyoruz. Entelektüel alışkanlıkla akademik ve yaratıcı alanda eleştirel düşünmeyi, risk almayı, sistematik şekilde soru sormayı, kendini ve ürettiğini kontrol etmeyi, kendini doğrulamayı, yaratıcılığı ve tekrar tekrar denemeyi kastediyorum. Eğer öğrencilerin bunları yapmasına olanak sağlarsak, öğrenciler sınıf ortamında öğrendiklerini hayatlarının başka alanlarına da transfer edebilirler. Ki STEM eğitiminin özünde en kıymetli olanlardan biri de budur. STEM eğitiminde öğrenme ezberlemeyle değil, öğrenenin bilgiyi transfer etmesiyle gerçekleşir ve bilgi yeni bir form kazanır. Bu sayede öğrenen rahatlıkla gerçek yaşam problemlerini çözebilecek becerilerini geliştirmiş olur.

Neresinden başlayalım da bizler de birer tinkerer olalım derseniz eğer, etrafınıza iyice bakmanızı öneririm. İşlevini yitirmiş ancak yeni işlevi için hazır, kurcalanmayı bekleyen eşyalarınızı bu gözle keşfedebilirsiniz. Basit düşünmek belki de size yol gösterici olabilir. Çoğu zaman çok karmaşık şeylere ihtiyacımız yok çünkü. Belki bir bardak, 3V’luk bir oyuncak araba motoru ve renkli boya kalemleri kullanarak bir robot yapmış, içine feni, matematiği ve sanatı koymuş olabilirsiniz. Aslında özetle “deneyin” derim.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER