Ülkemizde öğretim kurumlarında Ulusal Yazılı Müfredat tüm okullarda her seviyede mecburi olarak kullanılmaktadır. İster öğretmenler öğrencilerle birlikte kendi müfredatlarını yazsınlar, ister ülkemizde olduğu gibi devletler tarafından yazılsın, dünyanın hemen hemen birçok ülkesinde de yazılı müfredat mevcuttur. Yazılı müfredatın bir yol haritası olduğunu, ancak en az beş ile on yıl aralığında yeniden yazılması değil ama değişen ve gelişen şartlara göre revize edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

İnsan gelişimi bir süreçtir. Yaşın gereksinimlerine göre değişim gösterir. Yaşın, yaşadığı ortamın ve dünyanın gereksinimlerini karşılayacak hedefler topluluğudur yazılı müfredat. Ancak ülkemizde bu konuda doğru bildiğimiz bir yanlış vardır ki yazılı müfredat konular topluluğu olarak ele alınır. Davranışlar, beceriler, tutumlar, kazanabilmek,  uygulamalar ve yeni sentezler yapabilmek için birer araçtır konular. Yazılı Müfredatın bir üst satırda saydığımız özelliklere göre düzenlenmiş olması gelişmekte olan insan yavrusuna, düşünme, sorgulama, uygulama, yaratma gibi özellikler katar. Konular topluluğu olan müfredat ise sadece ezber becerisinin gelişmesini sağlar.

Batıda Yazılı Müfredatlar hazırlanırken önce çocukta yaşlarına uygun olarak meydana gelecek değişim ve gelişim ihtiyaçlarını giderecek, davranış, beceri ve tutumlar, her dönem sonunda ki temalar ile de ilişkilendirilerek belirlenir. Bu süreçler genelde üç dönemden meydana gelir. Bu dönemler, 03-05 yaş sonu( Kreş Dönemi), 06 yaş ile 11 yaş sonu( Okula hazırlık ve ilkokul dönemi), 12 yaş ile 18 yaş ( Orta Okul ve Lise Dönemi) sonu olarak yaşlara göre düzenlenir. Bizim Yazılı Müfredatımızda buna benzer bir yaklaşım olsa da belli bir düzen yoktur. Çünkü çocukların gereksinimlerinden çok yetişkinlerin gereksinimleri yazılı müfredata yansımaktadır. Oysa Eğitim Pedagojisinde “Çocuğa Görelik” ilkesi önemli bir ilkedir. Diğer ilkeler ise “ Yakından uzağa” ve “ Kolaydan zora” ilkeleridir. Çocuğun gelişim gereksinimleri Piage’nin Somut ve Soyut kavramlar dönemleri ile ilgili teorisi ve Bloom’un öğrencilerinden Anderson, Kartwool’un 2002 de yayınlanan teorisi ve Howard Gardner’ın Çoklu Zekâ ve Beş Akıl/zihin teorileri de artık tüm dünyada Yazılı Müfredat hazırlamada önemli rol oynamaktadır.

IB ve ECIS Yazılı Müfredatlarında; 03-09 yaş gruplarında  Piage’ nin somut kavramlar anlayışı çok önemsenir. Doğal olarak Bloom’un hatırlama, anlama basamakları ve Howard Gardner ın da Çoklu Zeka ve Beş Akıl teorileri de göz önünde bulundurulmaktadır. Diğer Yaş gruplarında ise Piage’nin soyut kavramları ve diğer iki teorisyenin tüm basamakları, zekâlar ve akıllar dikkate alınır. Türkiye de, yazılı müfredatlar ise bu teorilerin yansıması bakımından genelde sözde kalmakta ya da mış gibi yansıtılmaktadır. Bir de son yıllarda tüm bu öğrenci gereksinimlerine EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ eklenmiştir. Ülkemizde bu da bir karmaşa şeklindedir. SAMR basamakları bile Eğitim Pedagojisi’nin hak ettiği gibi bir süreçte yansımamıştır. Birdenbire en son basamağa geçilmiş (Redefination) Kodlama başlatılmış, robotlar üretilmektedir.

Ülkemizde yazılı müfredata yönelik en önemli sorunlardan birisi de Ölçme Değerlendirmedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi davranış, beceri ve tutum temelli ele alınmayan yazılı müfredat kazanımları öğrenci gereksinimlerini gidermekte yetersiz kalmaktadır. Konu temelli ele alınan yazılı müfredat ta sadece konular ölçmeye yansımaktadır. Sonuç odaklı ölçme değerlendirme yapılmakta çocuklar da sırf bu yüzden ezberleyerek sınavlara girmektedir. Oysa öğrencilerin gereksinimlerinin farklı olduğu tüm eğitimciler tarafından bilinmektedir. “İnsan Olmak” için, düşünebilme, sorgulama, yaratma, bilgiye ulaşma, saygı, etik kurallar, becerilerini, davranış ve tutumlarını geliştirdiklerini sürece dayalı öğrencinin gelişim basamaklarını belirleyen ölçme ve değerlendirme yapmak gerektiğini, tüm bunlar için kullanılacak ölçme araçlarını nasıl oluşturacağımızı bilmediğimizi de bütün eğitimciler bilmektedir.

Sağlıklı Ölçme Değerlendirmenin İlkeleri neler olmalıdır?

“Müfredat hazırlanmasında kullanılan teoriler, ölçme ve değerlendirmeye de mutlak yansıtılmalıdır.”

“Ölçme araçları, öğretme etkinliğini gerçekleştirenler tarafından hazırlanmalıdır.”

“Ölçme araçları için belirtke tabloları, yine ölçme araçlarını hazırlayanlar tarafından düzenlenmelidir.”

“Ölçme araçlarında belirtke tablosu; çok kolay, kolay, ortalama düzeyde, zor ve çok zor olmak üzere beş değerlendirme basamağından oluşmalıdır.

“Ölçme araçlarının hazırlanmasında kullanacağımız en pedagojik enstrüman, Revize Bloom Taksonomisidir.” Revize Bloom Taksonomisinin basamakları ile belirtke tablosunun basamakları hem öğrenci gelişimi bakımından hem de arzuladığımız davranış beceri ve tutumları kazandığını ölçüp değerlendirebilmek bakımından uyumludur.

 

1.Nolu matris

             BİLİŞSEL SÜREÇ BOYUTU

BİLGİ BOYUTU HATIRLAMA ANLAMA UYGULAMA ANALİZ ETME DEĞERLENDİRME


YARATMA

A.Olgular Bilgisi

Çok Kolay Kolay Ortalama Zor Çok Zor Çok Zor
B.Kavramlar Bilgisi Kolay

Ortalama

C.İşlemler bilgisi Ortalama

Zor

D. Biliş Üstü Bilgiler

Çok Zor

 

Yukarıdaki matrise Yazılı Müfredat Kazanımları her ders alanına göre yerleştirildiğinde öğretmenin bu kazanımları ölçme değerlendirme enstrümanlarına uyarlaması son derece kolaylaşır ve öğretmen de neyi ölçtüğünü bilir, değerlendirmesini yaparak tamamlama çalışmalarını bilinçli biçimde sürdürür kanısındayım.

Şule Yurcu
Uzman Eğitimci
Eğitim Koçu

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER